Diyorum ki;
Toplasak tası tarağı,
Kapatsak telefondaki tüm hesapları...
Hiç kimsenin bilmediği bir köye yerleşsek.
Küçük bir bahçesi,
Bahçesinde köpeği,
Yemişler dikelim fidandan
Biraz da domates felan.
Aksam erken yatıp,
Sabah ezanıyla uyansak.
Sabah namazını kılıp,
İlk önce bahçeye inip,
Çiğ düşmüş biberleri toplasak
Ağaçları sulayıp fesleğenleri okşasak
Ayağımız toprağa bassa
Gelen geçenle selamlaşsak.
Etrafımızda kuş sesleriyle,
Kapı önünde bir kahvaltı,
Kahvaltıda tereyağlı köy yumurtası...
İkindi vakitlerinde, asma çardağı altında
Komşularla semaverde çay sefası.
Çilek kokusu getiren meltem esintileri ve kucaklaşan gönül sohbetleri..
Akşam olunca çeksek perdeleri
Sobayı yakıp kestane atsak,
Kıvrılıp miskin bir kedi gibi yerdeki mindere.
İliklerimize kadar uykuya dalsak.