Zannetme bu dünya seninle döner
Sen yoksan saatler durur zannetme
Zannetme gidersen yıldızlar söner
Gelmezsen denizler kurur zannetme
Bir gün yorulursun yol bile olsan
Denize kadarsın sel bile olsan
Olmaz ya dikensiz gül bile olsan
Güller hep tomurcuk kalır zannetme
Azı karar çoğu zarardır nazın
Zorlarsan kırılır telleri sazın
Sonbahara kalmaz sıcağı yazın
Batan güneş gözüm alır zannetme
Sen ayrı sayfalar yazarsan bize
Sanma sensizliği alamam göze
Yalvarsan yakarsan gelsen de dize
Son pişmanlık çâre olur zannetme
Müstakil bir evim olsun
ve küçük bir bahçem,
Eski bir radyom bir de kanepem
Bahçemde erik ağacım
ve yanında kiraz
Kırmızı güllerimin yanında, papatyalardan da biraz,
Minik bir köpek ve sevimli bir kedi,
Onların vefası ve toprağın bereketi.
Ve çayı beraber yudumlayabileceğim,
Elimi hiç bırakmayacak bir can yoldaşı.
Sonrası can sağlığı,
Hevesle gidiyorum. İkinci cümlede bir boğuntu. Utanarak kalkıyorum. Ruhumda soğumuş bir zaman. Etimde bir pişmanlık. Şimdisiz öncesiz sonrasız. Yaşamak desem değil. Ölmek desem değil. Bir Araf. Tam şuramda...