Yirmi yaşında çocuklarımız var bizim. Her zaman her devirde ölmekle vazifeli yoksul çocuklarımız. Ne vakit sıkışsa başımız, kumbara gibi kırıp bozdururuz canlarını. Yaşasın kahramanlarımız.
Biliyorum elbet, insan geçmişte ve oraya ait kişilerde en çok kendi masumiyetini arar. Fakat benim yaşlarımda masumiyet çoktan kalkmış bir tren gibidir. Ayrıldığı perona bir daha hiç dönmeyebilir. Yine de bekleriz, ararız, bulmayı umarız.