DaDa

DaDa
@poemsjargon
Kendiliği, müstakil oluşu, karaduygululuğu, ötekiliği ve sıkı şiiri sever. Bu mecrayı, siber bir not defteri olarak kullanıyor. * Paylaşımlarım, onlara kattığım subjektif yorumlar dışında, hukuki olarak asıl sahiplerini bağlar.
Elif Sofya
10/10
·95 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 20:36
Elif Sofya da yeni keşfettiğim şairelerden biri değil. Evvelin, denk geldikçe kıyısından köşesinden okumuşluğum var şiirlerini ama sürdürebildiğim bir okumaya asla dahil edemedim şiirlerini. Yabanıl, soğuk, hırçın ve sanki kendisiyle asla barışık olmayan, barışmak da istemeyen kalın bir ses gibi gelirdi bana. Belki de o zamanlar, gençliğimin neşeli frekansıyla uyumlu olmadığından, yanına yöresine pek sokulamadığım bir frekansla sesleniyordu evrene. 5 Mayıs'ta hayatını kaybetti Elif Sofya, ardından dört adet de ( belki daha fazla ) şiir kitabı bırakarak. Demincek eşzamanlı olarak bitirdiğim Hayhuy ve Pençe adlı kitaplarını okurken, ne çok şey kaçırdığımın henüz farkında vardım. Türkçeyi kendince tesviye hatta ampüte eden ama şiirsel estetikten asla kopmayan müthiş şiir çalışmaları var bu kitaplarda. Attilla İlhan ödülünü Hayhuy kitabıyla aldığından bahsetmesek de olur. Gerçekten güzel şiirler var bu kitaplarda. Tığleyin bir söz dizimi, ne bir eksik ne fazla. Üstelik şiire soktuğu temalar, öyle kolay sindirilecek cinsten değil; okuyucunun yaşantısı ve algısı özelinde algılanabilecek oldukça anarşist, kadın benliğinin gel-gitlerini taşıyan, modernizm ve yabancılaşmaya varan, orada kendisiyle ve toplumla çatışan, bireysel kaçış ve varoluş metaforlarıyla dolu bir anlam evreni ortaya koyuyor. İyi şaireler ve şairlerin sayısı gitgide azaldığından, bu okumanın hem Elif Sofya'nın şiir okuyucuları tarafından tanınması hem de iyi bir bir kadın-şairenin taze ölümü için bir nevi yas niteliğinde olsun. Şiiri sevin. Keyifli okumalar.
HayhuyElif Sofya · Everest Yayınları · 202229 okunma
Reklam
Masumlar
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 01:32
Masumlar’ı okurken, Yaşar Kemal tadı aldım desem çok da absürd bir şey söylememiş olurum sanırım. Tek fark; kısalık ama neredeyse Yaşar Kemal’le yakın bir edebi yoğunluk ve şiirsel hissiyat. Üstelik acının ve aşkın bütün masumiyetini öyle güzel pastel renklerle boyamış ki, romandan kopmak neredeyse imkansız. Sönmez, evvelin yaşadığı travmalardan miras aldığı bir imsonnia içinden yazmış sanki romanını. O şiirde dediği gibi şairin: ‘’Neresi sıla bize, neresi gurbet? Yollar bize memleket” hissiyatını yedeğine alıp, kulağına fısıldanan bütün sıla hikâyelerini tek bir bütünde birleştirmiş. Yine bu bütünlüğü zamansal kaymalar, kentler, köyler, karakterler ve duygulanımlar şeklinde, hep aynı hakikatı söyleyecek biçimde ,belleğin geri ve ileri dönüşleriyle parçalayıp, çok karakterli bir yapı içinde romanını derinleştirmeyi başarmış. Elbette o kırmızı karşılaşmalar, benzer kırılganlıklar, fısıltı düzeyinde sırdaşlıklar, masumiyetten el alan ve ortaya alalede konulamayan aşklar derken roman bitti. Bitti evet. Hayret! Her şey daha yeni başlamışken üstelik. Çok güzel! Çok!.. Çok şey kaçırırsınız okumazsanız.
MasumlarBurhan Sönmez · İletişim Yayınevi · 2011880 okunma
Narla İncire Gazel
10/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 03:04
Karasu, dışrak imgeleri, içindeki şiirsel evrende gezdirip, damıtarak okuyucuya sunuyor Narla İncire Gazel’de. Odaklanmadan, pürdikkat kesilmeden, üzerine düşünmeden okumak neredeyse imkansız. Nar ve incir izleklerini aynı çatı altında, birbirine hem tezat hem de içiçe olacak şekilde, hem yaşama hem de ölüme dönük, varoluşsal bir kıvamda sürdürüyor ve kitabın sonunda varılacak o yeri, o yerin anlam bütünlüğünü, okuyucunun kendi hikayesinde bulmasını ve tamamlamasını istiyor. Parça parça, ayrı, apayrı müstakil anlamları olan, bir uzun epigraf kitabı gibi. Yoğun metinler var duygu içeren ve her zaman olduğu gibi, Bilge’nin kediseverliğini de içine kattığı, absürd olmayan ve her okur kişisi için serbest çağrışımlarla içinde kendini bulabileceği, insanın hem yazda hem de güzde kalan yanlarını, şiirsel, kendi içinde bütünlüğü olan ve çok katmanlı metinler halinde sunuyor. Oldukça etkileyici entelektüel bir bileşim. Kurgu mu, gerçek mi kestirmesi zor kitaptaki bazı metinleri ama, Bilge en duyarsız okuru bile, doğum ve ölüm arasında kalan o hattaki varoluş sancılarını, sezdirebilecek kadar güçlü bir edebiyat dehası olduğunu fazlasıyla kanıtlamış bu kitapta. Keyifle okuyun.
Narla İncire GazelBilge Karasu · Metis Yayınları · 2012580 okunma
''Çelikbuyduran'' Bir Roman
10/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 03:32
Kitabın basımından kaynaklanan hataları umursamadan okuyacak kadar sevdim desem yeridir romanı. Yöresel bir dilin ve o dilin ikamet ettiği toprağın insanlarının hayatta kalma mücadelesini; hem folklorik hem pastoral hem de Anadolu mitlerine dayanarak “militanlaşmadan” evrensel bir roman diliyle okuyucuya veren, korkunç büyüleyici bir üçleme: Dağın Öte Yüzü. Okurken, Erbaş’ın “Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?” şiirinden tutun, Steinbeck’in “Gazap Üzümleri” romanına varana değin eşleştirdiğim birçok hısım metin aklıma geldi. Romanın karakterleriyle bütünleşip, benliğimde ayrı ayrı onların travmalarını hissettim ve feodaliteye karşı adeta bir Don Kişot kesildim. Taşbaşoğlu’yla Kırklara erip, Meryemce’yle mızmız ama bilge bir anaya; Uzun Ali’yle çaresizliğin nirvanasını duyumsadım. Sefer Ağa ile feodaliteyi ve onu yöneten büyükbaş hayvanların Neandertal kimliklerini —haksızlık olabilir Neandertallere— tanıdım. Hasan ve Ümmühan’la çocukların olaylara ilişkin vicdan muhasebelerine tanık oldum. Memidik’le gururun ölümcül zaferini tattım. Gömleksizoğlu’yla iki uçlu duygudurum bozukluğu geliştirerek yardım ve ceza olguları arasında bocaladım. Elif’le de kadının merhametini, özgüvenini ve erkeğe verdiği yenileme gücünü hissettim ve elbette pamuk… Ona ilişkin botanik bilgi edinip, kaynak kişi niteliğinde olan Yaşar Kemal’den, romanın geçtiği yöreye özgü yerel kelimeler öğrendim. Bunun yanında az da olsa birtakım argo sözcükleri ve ağıtları da işin içine katmalıyım. Öteleyerek yıllar yılı hakkında çok şey kaçırdığım ölümsüz bir yazarın bir romanını daha okumanın tarifsiz erincindeyim desem yeridir. Bittabi, okuduğum ilk kitabı değil; uzakgençlik okumalarımı düşündüğümde, Yaşar Kemal romanları, imdiki yaşımda onu okurken duyduğum heyecan ve aydınlanmadan o kadar, o kadar uzakta
Dağın Öte YüzüYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 2015374 okunma
* Sütlaç Gibi Buruşuk
10/10
·584 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 21:49
Rötarlı okudum diyemem, olsa olsa Sait’in o ''sütlaç gibi buruşuk'', tadına asla doyulmayan öyküleri gibi, sindire sindire okudum diyebilirim ancak. Peki birer öykü mü kitabın içindekiler, deneme mi yoksa? Karar vermek güç. Sohbet ederleyin pekala; yargısız, infazsız, sezdirir, gösterir gibi öyküler. Örüntüler yok, kişiceğizler yok; varsa da bir sigara içimi, boğazdan efil efil geçen bir vapur yolculuğunca ya da bir solgun güle dokununca, hatırlanan sevgili ansısınca var. Uzunca yazmağa ne hacet, bilgelik damlıyor Sait’in yareni Oktay Akbal’ın kaleminden. Tez okuyun, okutun. * Sait'in, Semaver ( - di sanırım ) kitabında keşfettiğim, aklımda kalmış bir benzetmesi.
Yalnızlık Bana YasakOktay Akbal · Doğan Kitap · 202084 okunma
Reklam