DaDa

DaDa
@poemsjargon
Kendiliği,müstakil oluşu, karaduygululuğu, ötekiliği ve sıkı şiiri sever. Bu mecrayı, saydam bir not defteri olarak kullanıyor. * Paylaşımlarım, onlara kattığım subjektif yorumlar dışında, hukuki olarak asıl sahiplerini bağlar.

DaDa

, bir kitap okudu
10/10
·176 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 02:54
·
2026 24. kitabı
Maksim Gorki
7.8/10 · 10,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
(...) Vapurdan megafonla bağırdılar; bu boğuk insan sesi de, yağlı gecenin soğurduğu, emerek içinde yok ettiği köpek havlamaları kadar gereksizdi. Vapurdan karanlık sulara yansıyan ışıklar bir süre sarı, yağlı lekeler gibi yüzdükten sonra herhangi bir şeyi aydınlatacak güçten yoksun, eriyip gidiyordu. Su yüklü kapkara bulutlar öyle yoğun, öyle yapışkandılar ki, üzerimizden bir balçık kütlesi akıyor gibiydi. Ve biz giderek en derin, en dipsiz karanlıklara doğru kayıyor, karanlığın tam kalbine gömülüyorduk. Dümendeki adam, yüzü bir karış, yakınıyordu: - Beni ne hale getirdiler? Yüreğim soluksuz kaldı... Bir umursamazlığın kollarına yuvarlanmış hissediyordum kendimi; umursamazlık, boş vermişlik, can sıkıntısı... Uyumak istiyordum. (...)
Sayfa 163 - İş Kültür·Kitabı okudu
(...) - Okumayı bir öğreneyim, okunmadık bir şey bırakmayacağım, sonra bütün ırmakları boydan boya dolaşacağım, her şeyi anlayacağım! İnsanlara ders vereceğim. Evet. İnsanın biriyle candan dertleşmesi güzel şey be kardeş! Kadınlar bile -hepsi değilse de bazıları- oturup içtenlikle konuştuğunda, seni anlarlar. Geçenlerde sandalıma aldığım bir kadın bana aynen şöyle dedi: "Öldüğümüzde başımıza ne gelecek? Cehenneme de, öte dünyaya da inanmam! " Görüyor musun? Onlar bile, kardeş... (...)
Sayfa 132 - İş Kültür·Kitabı okudu
(...) - Ukrayna insanı din işlerinde daha bir şairdir, -diye anlatıyor, Romas.- Burada ise, Tanrı inancı altında son derece kaba bir korku ve hırs içgüdüsü görüyorum. Demek istediğim, Tanrı'ya içtenlikle İnanmak, onun gücüne ve güzelliğine hayranlık duymak gibi şeyler yok burada. Ama kör inançların en kötüsü olan dinden daha kolay kurtulabilmeyi sağlayacağı için böylesi belki de daha iyidir! (...)
Sayfa 130 - İş Kültür·Kitabı okudu
(...) Kent, sessiz. Bir yerlerden bir kapıcının süpürge hışırtıları geliyor yalnız; bir de yeni uyanmış serçelerin cıvıltıları... Güneşin ilk ışıkları pencere camlarına vurmuş. Bu ilk dalgın, düşünceli gün başlangıçları ne güzeldir! Kıllı elini pencereden uzatan fırıncı kızın bacaklarını yokluyor. Kız gülmüyor, koyun gözlerini kırpıştırarak bu araştırmaya kayıtsızca katlanıyor. - Çörekleri çıkar, Peşkov, yanmasın -diyor, fırıncı. Tepsileri çıkarıyorum fırından, usta on kadar yağlı, şekerli çörekle küçük francalayı kızın eteğine dolduruyor. Kız sıcak bir çöreği kapıyor, birkaç kez bir elinden ötekine aktardıktan sonra sarı, koyun dişleriyle ısırıyor; ama sıcak çörek ağzını yakınca inlemeyi, hamurtuyu andıran öfke sesleri çıkarıyor. Kızı hazla seyreden fırıncı: - Seni utanmaz, indir eteğini! -diye çıkışıyor. Kız gidince de bana övünüyor: - Gördün, değil mi, her yanı fıldır fıldır, körpecik kuzu! Ben, kardeş, her önüme gelene uçkur çözmem. Kadınlarla işim yoktur, ille genç kız olmalı! Bu gördüğün, on üçüncüsü. Nikiforiç'in vaftiz kızı. Onun bu coşku dolu sözlerini dinlerken, düşünüyorum: - Peki ben... hep böyle mi yaşayacağım? (...)
Sayfa 60 - İş Kültür·Kitabı okudu