İntihar farklı zamanlarda farklı insanlara farklı şeyler ifade eder. Petronius Arbiter için intihar mağrur bir yaşama yakışır mağrur bir sondur. Thomas Chatterton yavaş yavaş açlıktan ölmektense intiharı seçer. Sylvia Plath için, onu kendine hapseden şiirinin çıkmazlarından kurtulma çabasıdır. Cesare Pavese için hiçbir övgü ve başarının ertelemeyeceği, güneşin her gün doğması gibi kaçınılmaz bir şeydir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Eğer varlığın sana kötülük ediyorsa öl; yazgı üzüntüler getirdiyse baldıran iç, keder boynunu büktüyse hayatı terk et. Dinleyelim mutsuz adamın bahtsızlığını, dindirsin yarasını sorgucu ve bezgileri bir son bulsun."
Yarat bizi, ışığın yüksek kuşları gibi,
anısız, kavkısız, kıyısız.Yarat bizi.
Bitir küllerimizin arık bengiliğiyle
bu mevsimi, sen intihar et bizi,
bize ver bizi...
Aranıza alın beni, çağrılmışlardan sayın,
gizem oyuncuları bu yaldızlı törende,
gölgeleri uyandırırsa sesim, bağışlayın:
Eski yarayı saklayan biriyim ben de.