Bir olay örgüsünden bahsetmek zor çünkü kitapta pekte bir şey olmuyor sebebi de kitabın olay örgüsünden çok karakter derinliğine odaklanması. William Stoner çiftçi bir ailenin tek çocuğu. Missouri Üniversitesinde ziraat mühendisliği fakültesine kaydoluyor. Daha sonrasında içindeki edebiyat aşkını görüp bu konuda ilerliyor. Okul bitince üniversitede kalıp öğretmen oluyor. Stoner'ın hayatı oldukça sıradan, sessiz. Kariyerinin hatta hayatının çoğunu bu kampüste geçiriyor. Bu sırada tatmin olmadığı bir evliliği, kızıyla pekte iyi sayılmayacak ilişkisi, yaşanan savaşlarda kaybettiği insanlar ve birçok pişmanlığı var. William Stoner'ın yaşadığı varoluşsal sancıları, hayal kırıklıklarını hissedebiliyoruz çünkü çok gerçek ve hayatın içinden duygular. Ayrıca kitaba hiç sırıtmayacak şekilde geçmiş. Okurken herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, okuduktan sonra bir süre üstüne düşüneceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gerçekten çok başarılı bir eser.