"Sen hiç âşık olmadın mı?"
"Oldum."
"Ya şimdi?"
"Bitti, geriye hiçbir şey kalmadı. Ya sen?"
"Benimki daha bitmedi."
"Zavallı."
"Aşk söz konusu olduğunda, herkes aynıdır."
Ama aşkta her şeyimi vermiştim; yeteneklerimi, çabamı, duygularımı, en derin duygularımı... Bir azize gibi, bedelini hiç hesaplamadan, elimde avucumda ne varsa hepsini vermiştim. Tek bir şey dışında hiçbir şey istememiştim, hiçbir şey: aşkın korumasına sığınmak. Kendimi yeniden bulmak, yitirdiğim benliğimi yeniden kazanmak. Küçük görülmeyen, aşağılanmayan, tersine saygın ve üstün tutulan, duyarak yaşayan bir insan olmak.