Onur Ç

10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Kitabı ilk okuyanlardan birisi olmak ve teşekkür bölümünde adımın olması beni çok mutlu etti. Kitabı büyüklerin okuyup çocuklarına uygulaması gerek. Giriş kısmında zaten Buğra Ayan uyarısımı yapıyor. Ebeveynlerin çocukları ile yazılım, bilgisayar oyunları, kişisel gelişim üzerine konuşmasını, konuşurken neler yapılması gerektiğini, çocukların merakını nasıl körükleyebileceğini, yazılım konusunda çocukların nasıl geliştirileceğini, instagram gibi lrogramlara insanların nasıl bağımlı olduğunu ve kendine nasıl bizi bağımlısı ettiği gibi bir çok konuyu anlatıyor ve bilinçlendiriyor. Kesinlikle teknoloji kullanan herkesin (Yani herkesin :) ) okuması gereken bir kitap. (Özellikle çocuğunuz varsa ve bilgisayarın, telefonun başından kalkmıyorsa sadece oyun oynuyorsa %300 okuyun.) İçeriğinde verdiği bilgiler çocuğunuz için gelecek hazırlar nitelikde bilgiler ve iş olanağının olduğu bilgiler sunuyor. Kitabın kötü olan tek yanı ince olması. Ben okurken büyük keyif aldım, okuduğum en hızlı kitap. (1.5 günde bitirdim. Kindle'dan okumuştum ve yeni aldığımdan alışkın değildim yoksa bir günde bitirebileceğiniz bir kitap. Ama bol bol not alırsanız ve araştırmaları yaparsanız 3, 4 günde bitirebilir ve kitapdan %100 verim ile ayrılabilirsiniz. ) Buğra Ayan'ın okuduğum ilk kitabıydı ama kesinlikle son olmayacak. (Not: Yazım hatalarından dolayı özür diliyorum.)
1000Kitap
Eyvah Çocuğum DijitalBuğra Ayan · Abaküs Kitap · 201919 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·498 syf.··
Beğendi
·
2019 7. kitabı
·
99 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2019 19:30
Öncelikle kitanı yazan ve çeviren herkese teşekkür ederim. Kitap gerçekten harika bir kitap, çok akıcı, heyecanlı, merak uyandırıcı ve sizi düşünmeye zorluyor. İbni Sabbah ile bol bol empati yapmış bulundum. Bir çok konuda haklı olduğunu düiünüyorum. Tabi kitabın yazarı bile hasan sabbahın iğrenç şeyler yaptığını söylüyor. Kitabın sonunda çevirmen ile Vladimir Bartol konuşuyorlar. Kitap aslında 2. Dünya savaşının diktatörlerini eleştirmek için yazıldığı söylenmiş. Hatta ilk başta Mussolini'ye ithafen yazıldığını söylemiş fakat hükümet bunu kabul etmemiş ve herkes karşı çıkmış. Hassan Sabbah hikayesi doğrumudr bilinmez çünkü elimizde hiç kanıt yok. Olayların gerçekleştiğine, moğolların alamut kalesinin "SPOILER içeriyor bundan sonrası." altında petrol bulup tünel kazıp petrolü ateşe verip kaleyi patlattığına dair herhangi bir kanıt yok ve alamut çevresinde o kaleyi gösteren bir yer yok. (Tabi dağ'da maralar varmış bildiğim kadarıyla.) Hassan Sabbah meselesinin gerçek olup olmadığı bir yana ama eğer gerçekse gerçekten çok kuralcı, diktatör, insanları kullanan ve kendi amacı uğruna başkalarının hayatını çalan, bencil ve akıllı birisi olduğu ortara. Şimdi ki zamanımızda da böyle insanlar her yerde. Zafere giden her yol mühabtır tarzında düşünüp kimseyi umuramayan insanlar (yöneticiler) çok fazla. Kitapda bol bol dini, kişiliği ve hayatı sorguluyor İbni Sabbah. İbni Tahir ile son sohbetini dinleyince gerçekten adama hak vermeye başladım ama Meryem, Süleyman ve Yusufu düşündüğümde o hak vermemin onların hayatına maal oldupunu hatırlıyorum ve kendime kızıyorum. İnsanlar kendi amaçları uğrunda herşeyi yapabilen bencil yaratıklar olduğunu kendimden görmüş oldum. (bu düşüncem ile) İbni Tahir'in kaleye gelmesiyle hareketlilik başlıyor ve hiç hız kesmiyor. Acaba Hasan neyin
1000Kitap
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Yıl 2009. Yağmurlu bir yaz günü.
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
Zamanın da okumuştum ve akıcı güzel bir dili vardı. Mesela kitabın baş rolü bir olaya karışıyordu ve sonucunda bir olay yaşanıyordu. (Zaten mantıklı olan olay'ın sonucunda bir olay yaşanması değilmi. ) Gemiden denize atlayışını hayal etmiştim, ayağını mercan kayalıkları kesiyordu. Rengi kırmızı göz alıcı bir renk, mas mavi su ama tam köpek balıklarının gezebileceğini düşündüğüm bir su ve hafif sığılık. Tabi ayağı kesilince köpek balıkları kanın kokusunu alıyordu ve sonucunda adrenalin patlaması. Bu görüntü (hayalimde canlandırdığım) kitabın kapağını her gördüğümde aklıma gelir. Belki de kitapları saklamamızın en büyük sebebi budur. Değişik içeriklere sahip bir kitap. İsteyerek okuduğum ve bitirdiğim ilk kitap bu kitap olabilir. (He şunu unutmayayım; Çaldığım ilk ve son kitap.) Kitap okumaya bu kitapla başlamadım tabi ama kitapları anlamaya ve içeriklerini unutmamaya (Alis harikalar diyarında ve bu kitap) bu kitap ile başladım.
1000Kitap
Tehlikeli SulardayızR. L. Stine · Epsilon Yayınevi · 20159 okunma
Öğreneceksiniz
7/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2019 22:42
Kitapta çok fazla tekrar var. Genel olarak aynı konu üstüne konuşuyornuş gibi oluyor. Okuması biraz sıkıcı ama ben storytel'den dinleme fırsatı buldum. Süslü kelimeler kullanılmamıştı ama anlamak için be cümleyi bir kaç kez okumam gerekiyordu bazı yerlerde (Benim problemim). İnsan beyni ve beynin evrimleşmesi konularına ilgi duyanlar varsa okusun. Hatta alışkanlık, aşk, bağımlılık gibi konuların neden ve nasıl oluştuğunu merak ediyorsanızda okuyabilirsiniz. Kitabın içeriği gayet güzel. İlk okurken çok yorum olmadığı için önyargılı davranmıştım fakat bir kaç sayfa okuyunca ilgimi çekti. İnstagram'a neden bağımlı olduğumuzu öğrenmiş oldum. (Black miror dizisi 5.s 1.b ve bir kaç başka film ve youtube'de "video eğitim kanalının Instagram bağımlılığı" videosunundan öğrendiklerimi harmanladım ve sonucu kendim bulabildim.) Yani meraklı birisiyseniz ve bağımlılıklarınızdan sıkılıyorsanız kesin okuyun. Kitabı okurken not defteri veya google keep gibi uygulamaları kullanın BENCE. Bilinçli bir insan olmanız dileğiyle... İyi okumalar.
1000Kitap
Mutlu BeyinLoretta Graziano Breuning · Aganta Kitap · 20171,132 okunma
Bok Püsürü'nü de sevmeyelim mi?
10/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2019 00:02
Kitap gayet güzel ve sade bir dille anlatım yapıyordu. (Tabi bazı kısımlarda noktalama işaretleri ve cümleler gereksiz kullanılmıştı.) Hikaye akışı sizi içine çekiyor ve sürükleyiciliğiyle devam ediyordunuz. herkese göre değil kitap her yaş için okunmasını tavsiye etmem. Kitap'da bir çocuk kendi hayatını anlatıyordu. İyi gibi gösteriyordu kendini ama kötüydü. Bazen düşünüyordunuz gerçekten "o mu iyi yoksa bizmi kötüyüz" diye. Tabi 3sn ye sonra insanlara yaptıkları aklınıza geliyor ve cidden kendinizi daha iyi olduğunu savunuyordunuz. Oysa ki kitap bittiğinde "bu küçük dostunuz Alex'i arada bir hatırlamayı ihmal etmeyin." Ve" bok püsürü. " Sözcüğünü okuyunca yutkunuyorsunuz. Bu kadar vahşet içeren bir kitap, okumak için verilen bir kaç saatin sonucunda kendinin belli bir olgunluğa erişip namaza başlaması gerçekten üzdü. (Şaka ahahahha) Ben o kötü Alex i gayet sevmiştim sevilecek bir tip değildi ama hani içerisinde parlak bi ışık vardı o çocuğun Klasik müzik dinlemesi beni benden aldı zaten. Bana arada bir yapmak istediğim kötülükleri zengin olmak için insanları dolandırıp servetime (olmayan servetime) servet katmayı düşünmemi hatırlatıyordu. (Şakamı bilemem siz karar verin ahahhahaha) Her insanın işlemek istediği günahlar vardır belki diyordu yazar bu kitabında. Biz içimize atarız dışarı vuranlar dürüst olanlardır mı, diyordu acaba... Özet: Kitap güzeldi, Vahşet kaldıramayan okumasın. İyi okumalar. Not: İmla için kusura bakmayın.
1000Kitap
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,1bin okunma