Çoğu gerçekten de beni dikkatle dinlemişti. Ama söyleyeceklerim bitince kendilerinin de benzeri şüpheleri olduğunu ama tereddütler içinde bocalayıp, sonu gelmez arayışlara girmektense sağlam bir dala tutunmanın çok daha faydalı olacağı kanaatindeydiler. Görüştüğüm onca kişi arasında, en zekiler de dahil olmak üzere hiçbiri inandıkları yalanlardan vazgeçip hakikate sarılmayı kabul etmedi. Şahısları ya da kitleleri aydınlatma çabalarım bütünüyle sonuçsuz kalmıştı.
Onların bayrağı siyahsa bizimki de beyaz olsun! Yabancıların dalkavukluk edip barbarlığa boyun etmekten daha utanç verici bir şey var mi?' dedim. Tam hedeften vurmuştum. 'Ne yapmalıyız?" diye sordu Ömer. Ben de, 'Toplum basamaklarımı mümkün olduğunca hızlı tirmanmalıyız. Ilk başarılı olanımız geri kalanlara yardım etmeli,' karşılığını verdim. Bu hususta anlaşma sağlamıştık. Sözümüzden dönmeyeceğimize de yemin ettik."
Sayfa 168 - Ömer Hayyam ile güzel bir sohbet.·Kitabı okudu
Bir önceki din aliminin beni yeterince aydinlatamadığına olan kızgınlığımı koruyarak onu ziyarete gittim. Öğretisiyle alay edip söylediği her şeyin en az Sünnilerin söyledikleri kadar saçma olduğunu ileri sürdüm. Ona ne onun ne de diğer din adamlarının Mehdi'nin gelişiyle ilgili aslında en ufak bir şey bile bilmediklerini sadece zavallı, samimi inanç sahiplerini kandırmak için bir şeyler anlatıp durduklarını söyledim. "Tüm bu hakaretleri yağdırırken aslında bir yandan da ayağa firlayıp kolumu tuttuğu gibi beni kapının önüne koymasını bek- liyordum. Ama derviş beni sonuna dek sabırla dinledi. Bu sirada dudaklarının ucunda anlattıklarımdan hoşnut oluyormuşçasına küçücük bir gülümseyiş belirmişti. Sonunda sözlerimi bitirince 'Imtihanı başarıyla geçtin, genç dostum,' dedi. 'Günün birinde ço kudretli bir dai olacağın kanaatindeyim.