Süleyman sordu:
"-Annen?"
"-Beni doğurup ölmüş."
Ben marangozhanede büyüdüm
edevat sandığında babamın
Bu bir yeşil sandıktı.
Atölyede aletleri çıkarıp
içinde uyuturdu beni."
Hiçbir kişi,olay ya da dış etmen insanın kendi kendine yaptığı kadar zarar veremez. Evet bütün acılarımızın, korkularimizin, tatminsizlik ve düş kırıklarımızın en büyük ve hatta da tek kaynağı kendimiz,kendi düşüncemizdir. Bütün bunların zihinsel bir ürün olduğunun,milyonlarca yıllık kalıtım sonucu oluştuğunun, hayatta kalmamıza olanak sağlayan küçük işlevsel aletler olduğunun farkına varıp olgunlukla karşıladığımız zaman zihnimiz özgürleşir ve dudaklarimizda küçük bir gülümsemeyle kabullenme hazzını tadabiliriz.
Bir sıkıntıyı kaygı verici düşüncenin zihnimizde yarattığı acıyı dindirmenin en iyi yolu düşünceyi analiz etmek ,anlamak hatta kucaklamaktır.Kaçmaya çalıştıkça bumerang gibi geri gelecek ,bilinmeyene duyulan korku gibi insanı içten içe kemirecektir.