Bu roman için söylenecek söz bulamıyorum. Şimdiye kadar neden okumamışım , ne kadar aptalmışım dedirtecek kadar değerli bir başyapıt. Hani çeşitli mecralarda liste yapılır ya " Ölmeden önce okumanız gereken 1000 eser ", yok 100 roman ya da belli bir sayı verilir ya, işte o listeye sadece 3 eser girecek olsa içlerinde biri mutlaka Sefiller olurdu. Zaman kısıtı nedeniyle kısaltılmış versiyonunu (416 sayfa) okumama rağmen şimdi 2 ciltlik orijinal halini (1700 sayfa) okumaya karar verdirtti. Hele bir de bitince 2012 yapımı müzikal filmini izlemek bir başka tat veriyor insana. Siz de zenginliği-fakirliği , iyiyi-kötüyü , cumhuriyetçiyi- kralcıyı , kadını-erkeği , gençliği- yaşlılığı ve daha bir çok karşıtlığı birbiriyle harmanlayan ve yeniden tanımlayan ; aşk, kahramanlık, vefa , pişmanlık , adanmışlık, dindarlık ve özgürlükçülük kavramlarını insanın içine işleyen bir anlatımla okuyucusuna sunan bu eseri geç kalmadan okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Anlatım ağır ama akıcı ilerleyen , mekanlar sıradan ama betimlemeler özgün , karakterler bircok yerde rastlanilan ama özenle işlenilen sonu belli ama merak ettiren bir kitap.
"Lanet olası kitabı sayfaları atlaya atlaya okumaya çalıştım baktım bi b.ka benzemiyor sıkıldım fırlattım bi kenara umursamadan ardından bi sigara yaktım dumanı yavaşça üflerken düşündüm şu b.ktan hayatta önüne gelen yazar oluyor gidip en iyisi kendime bir şarap alayım şöyle köpek öldüren cinsten.." Böyle bir özenti bir yorum bırakayım ustanın anısına...Büyüksün üstat Bukowski!
Bu kitap ile Dan Brown'ın Cehennem kitabı arasındaki tek fark anlatmak istediği temel çıkarımların birinde kurgu diğerinde gerçek olması ama hangisinin ne olduğunu kendiniz okuyup anlamanız gerekiyor.