poseidon

poseidon
@poseidon325
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez.
Alıntı yaptığım inceleme romanın bir özeti niteliğinde. Bense kendi düşüncelerimi paylaşmak için bu incelemeyi yazıyorum. Romanın ana karakteri Meursault'un ölen annesine ve işlediği cinayete dahi bu kadar kayıtsız kalmasına bir hayli şaşırdım. Bu iki örnek romanın en çarpıcı örnekleri diye söylüyorum. Yoksa kız arkadaşı Marie'ye, çevresindeki arkadaşlarına olsun inanılmaz kayıtsız ve umursamayan bir kişilik. Kişiliğinden kendimde izler de buluyorum, bu nedenle Meursault'u bir nebze de olsa kendime yakın bulduğum bir karakter olarak tanımlayabilirim. "insanın hayatını hiç değiştirmediğini, her hayatın az çok aynı olduğunu", "Ama herkesin bildiği gibi, hayat yaşamaya değmez. Ha otuzunda ölmüşsün ha yetmiş; ha bugün ölmüşsün ha yirmi yıl sonra, neticede ölen yine ben olacaktım. Nihayetinde madem ölüyoruz, nasıl ve ne zaman olduğunun ne önemi var, orası aşikar.", "Şunu yapmıştım, bunu yapmamıştım. Bir şeyi yapmamıştım, başka bir şeyi yapmıştım. Ne fark ederdi?". Hayatta Meursault kadar kayıtsız, umarsız, isteksiz ve bayağı bir kişilik olmamam, olmamak dileğiyle. Romanın dili de oldukça akıcı, su gibi akıyor. Bir günde bitirebileceğiniz kolay ve anlaşılır bir eser. İlk kez Camus okuyorum ve dilini gerçekten sevdim. Keyifli okumalar dilerim.

zencefil

@pluvie
·
Ne de olsa insan her zaman biraz suçludur
''Bugün anne öldü. Belki de dün, bilmiyorum. Bakımevinden bir telgraf aldım: 'Anneniz vefat etti. Cenaze yarın. Saygılar.' Bundan bir şey anlaşılmıyor. Belki dün ölmüştür.'' Meursault, annesinin ölümünü bu dizelerle öğrenmiştir. Bakımevine gitmiş, annesinin cenazesinin başında beklemiş, uyuklamış, bir fincan kahve ve bir sigara içmiş, etrafına bakınmış ''Anne ölmeseydi burada gezmekten ne kadar zevk alırdım!'' diye düşünmüş. Annesinin ölmesine karşı olan umursamazlığı çevresini bir hayli şaşırtmıştır elbette ama ona göre bu tamamen anlamsız bir şeydir. Anne ölmüştür belki. Ama Meursault yaşıyordur, belki de ölecektir. Bunlar ne ifade eder? Aksine annesine bir bakıcı tutmak yerine onu bakımevine bırakmasını olası en iyi senaryo olarak görüyordur. Meursault annesinin yaşını bile bilmiyordu! Yaşam olağan hızıyla ve sıradanlığıyla ilerliyor, Meursault annesinin ölümünden hemen sonraki gün denize girer, bir kız arkadaş edinir, komedyalara gider, her şey oldukça normaldir. Kız arkadaşı Marie, Meursault'a evlilik konusunu açtığında Meursault yine umursamaz tavrını korur ve ''Fark etmez.'' der. Marie ''Beni seviyor musun?'' diye sorduğunda ise ona ''Bu bir anlam ifade etmiyor ama sevdiğimi sanmıyorum'' der. Meursault bir gün bir cinayet işler. Gözüne yansıyan bıçak yansımasından rahatsız olur ve karşındakine bir el sıkar. Ve sonra bir el daha, bir el daha. Tam tamına dört el sıkar. İlk eli sıktıktan sonra neden bir süre beklemişti? Meursault bilmiyordu. Yargılandığı cinayetten mahkemeye çıkar. Ona işlediği bu plansız ve oldukça basit cinayeti anlatması istenir. Meursault her zamanki gibi oldukça dürüst, umursamaz ve sakin bir şekilde olayları anlatır. Lakin bu dava bir süre sonra rayından çıkar, işlenen cinayete değil, Meursault'un annesinin ölümüne karşı olan umursamazlığına
İnceleme
Başkalarının ölmesinin, bir annenin sevgisinin ne önemi vardı, onun Tanrısından, seçilen hayatlardan, yazgılardan bana neydi, değil mi ki beni ve benimle birlikte, onun gibi bana kardeşlerim olduklarını söyleyen milyarlarca ayrıcalıklıyı da tek mukadder ecel gelip bulacaktı.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Şunu yapmıştım, bunu yapmamıştım. Bir şeyi yapmamıştım, başka bir şeyi yapmıştım. Ne fark ederdi?
Sayfa 108·Kitabı okudu
Halbuki kesin doğruluğuna inandığı hiçbir şeyin kadın saçının bir tek teli kadar değeri yoktu.
Sayfa 108·Kitabı okudu