Ezgi

Merhamet dediğimiz şey büyük ölçüde hayal gücünün bir niteliğidir: Kendimizi bir başkasının yerine koyma, benzer bir durumdan mustarip olsaydık ne hissedeceğimizi hayal etme yeteneğidir. Bana acımasızların edebî hayal gücü -büyük romanların bize kazandırdığı, başkasının derisine girme yeteneği- yokmus gibi gelmiştir hep ve hayatın birçok dönemeçten geçtiğini, her an ötekinin yerine bizim geçebileceğimizi göremezler. Acıda, yoksullukta, baskıda, adaletsizlikte, işkencede de olabilir bu.
Sayfa 204·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Sevdiklerimizi alıp götüren şey ölüm değil. Bilakis ölüm onları saklar, sevimli gencliklerinde sabitler ölüm. Sevgiyi dağıtıp mahveden şey ölüm değil, yaşamdır." Marta artık gençliğinde ve sevgimizde sabitlendi. Annem ve ben o gün sessizlik içinde, mumsuz, pastasız kutladık 50. yas gününü o ölü genç kızın. Öyle ki babam kendini avutabilmek adına derdi ki, aslında hic var olmamıştı, yalnızca güzeller güzeli bir efsaneydi.
Sayfa 197·Kitabı okudu
-İnsan, istiyorsa iyileşebilir. -Seni iyileştiren irade, neden eşine yardımcı olamıyor? -Şifayı, ancak isteyen görür.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Herkes için komşularının akıllı, hoş sohbet kimseler olmasından daha önemli bir şey yoktur. Dolayısıyla, devletin bu bireyin mutluluğunu artırmak için komşularını eğitmekten daha iyi bir yolu da yoktur. Devlet bunu yapmadığında, kişinin kendi eğitiminin değeri gözünde yarıya inecek ve geliştirdiği zevklerin çoğu kendisi için gerçek bir acı kaynağına dönüşecektir
Sayfa 178·Kitabı okudu
Savaş sırasında yaşamı tüm çıplaklığıyla gördüm-yalın ve sade olarak. İyi ve kötü, güzel ve çirkin-tüm bunların aynı madalyonun iki yüzü olduğunu anladım. Tanrı'ya şükürler olsun ki bu beni bir ahlakçı haline getirmedi. Tam aksine, insanların zayıflıklarına nasıl saygı duyup sevebileceğimi öğrendim, çünkü zayıflık özümüz ve insanlığımızdır. Zayıflıklarının farkında olan birinin onların üstesinden gelmesi çok daha olasıdır. Ahlakçı kendi zayıflıklarıyla yüzleşemez; kendini eleştirmek yerine komşusunu eleştirir.
Sayfa 112·Kitabı okudu