Ezgi

Sahaf Konusu
Arkadaşlar sahaf sektörü ile ilgili ne düşünüyorsunuz merak ettim? Ben kendi düşüncelerimi söyleyeyim. Gittiğim yerde sahafların yanyana dizili olduğu bir sokak var. Tahminim 6 7 sahaf var orada. Naçizane birkaç deneyim elde ettim. Bu sektörün bittiğini, bitirildiğini düşünüyorum. Kesinlikle yazımı okuyanların içlerinde iyi niyetli bazı sahaflar vardır. Onları bu yazımın tabiki dışında tutacağım. İşini layıkıyla yapanlar bizim için çok değerli. Şimdi mesela sahafa gidiyorum. Elimde kendisine vereceğim kitaplığımda olmasını istemediğim kitaplarımla beraber.Ben hangi kitabı götürürsem götüreyim, benim ona verdiğim kitaplar kesinlikle eleştiriliyor. "Abi bunlar hep elimde kalacak yaa!", "Sen bunları verdin ama bunları ben satamayacağım zaten.Neyse 20 tl sayayım bari napalım abimin güzel hatırı için." gibi basit ticari taktiklerle olaya başlıyorlar.Ardından hangi kitabı istersem isteyeyim eğer kitap kendisinde yoksa : "Abi bende o yazarın o kitabı yok ama şu kitabı var.Hem bendeki daha iyi."demelere başlıyorlar.Ya da o kitaba benzer şöyle bir kitap var diyorlar.Sanki eczanedeyim ve ilaç muadili veriyor bana.Sıfır diye 2.el, orjinal diye de çakma kitap verme hikayelerine de üzülerek söylüyorum şahit oldum. Dediğim gibi bunu herkes yapıyordur, hepsi aynıdır demeyeceğim.Ama şu söyleyeceğimi büyük çoğunluğu yapıyor."Abi büyük kitapevleri, internet sitelerinden,büyük marka kitap satan yerlerden alacağına gel bizim gibi esnaftan al." diyerek genelde kitabın arkasında yazan fiyata yakın fiyatlardan bize satmaya çalışıyorlar.Eee madem böyle bir durum var.Ben neden o zaman gidip sahaftan kitap alayım? Monte Cristo Kontu örneğin internette 27 tl iken bana 35 tl fiyat söylemişti.Fiyat söylediği kitabın yayınevide İş Bankası değildi.Ayrıca garip bir durum daha var.21 senedir kitap
1000Kitap
Ezgi
Bazı sahaflar kitaplardan kendileri de anlamıyor. Sadece ticaret yapıyorlar. Ben şahsen, eğer kitabın basımı varsa kesinlikle sahaftan almayı tercih etmiyorum. Esnafı destekleyelim derken biz batıcaz :)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·173 syf.··
2021 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 00:05
Kitap hakkında karışık duygular içindeyim. Kitap beni kendine bağladı hatta ne olacak diye merak da ettim. Ama önce çeviriden bahsetmek istiyorum. Ben Ayrıntı Yayınlarından Aslı Biçen'in çevirisini okudum. Kötü bir çeviri değil kesinlikle ama bazı yerlerde cümleler çok uzun tutulmuş dolayısıyla kitabın akıcılığını etkilemiş. Örneğin aşağıdaki cümle: "Eric'i kandırmak hiç hoşuma gitmiyordu, ama buna mecburdum; bunu, onun bunu neden yaptığımı anlayamaması için yaptığımı söyleyemezdim." Bunu, onu, bunu, neden... Yani bir cümle bu kadar zorlaştırılabilirdi gerçekten. Zaten Koridor Yayınlarından çıkıyor kitap sanırım ama yine de ayrıntı yayınlarına da rast gelirseniz diye söylüyorum; iki çeviriyi karşılaştırıp, fikir edinip, ona göre okumaya başlayın kitabı. Çeviri karşılaştırması da aşağıdaki linkte mevcut: kayiprihtim.com/dosya/bir-cevir... Kitabı çok beğenmememin sebeplerine gelince (buradan itibaren spoiler) Konu ve karakterler biraz havada kalmış. Mesela Eric'in olayı nedir tam olarak? Sevecen, empati yeteneğine sahip biri olarak anlatılan Eric, yaşadığı travmatik olaydan dolayı yavaş yavaş akıl sağlığını kaybediyor ve çocuklara zarar vermeye başlıyor, köpekleri işkence ile öldürüyor. Yaşadığı olay ise bu vahşet için yeterince travmatik değil, hatta ne alaka?? bu açıdan benim için inandırıcı olmadı. Babaya ise hiç girmiyorum, zaten yazar da pek girmemiş. Baba karakterinin daha ayrıntılı anlatılması gerekirdi. Sonuçta kitaptaki delilerden biri de baba ve Frank'in öldürme güdüsünün temelindeki sebep de baba karakteri. Dolayısıyla kitabın gidişatını etkileyen ana karakterlerden biri olarak babayı da en az Frank kadar iyi tanımalıydık. Çünkü bu haliyle mesela babanın Frank'e neden hormon haplarını verdiğinin net bir açıklaması ya
1000Kitap
Eşekarısı FabrikasıIain M. Banks · Ayrıntı Yayınları · 19961,686 okunma
barış isimli okura yanıt verildi
Ezgi
Teşekkür ederim :)
Puan vermedi·142 syf.
Benim anladığım kadarıyla kitap güzel, akıcı ancak çeviri sıkıntılı. Kitapta çoğu zaman kim konuşuyor, kiminle konuşuyor anlaşılmıyor bile. Kitabın ortalarına kadar bir "O" zamiri almış başını gidiyor ama bu "O"nun kimi temsil ettiği asla anlaşılmıyor. O kadar ki bazen iki kişinin diyaloglarına üçüncü bir kişi dahil oluyor ama yeni kişiyi de, mevcuttaki kişiler gibi, o konuştu, o sustu vs. diye diyaloğa kattığı için yeni kişinin diyaloğa girdiğini zar zor anlıyorsunuz. Bunun kitabın kendisinden mi yoksa çeviriden mi kaynaklandığını anlayamadım. Ama kitap da Türkçeye pek yedirilememiş. Konuşmalardaki yapaylıkları hissedebiliyorsunuz. Bu yüzden okumaya devam edip kendime eziyet etmek istemedim. Yine de güzel bir kitabın çeviriye kurban gittiğini düşünüyorum açıkçası.
Sis ve Ay IşığıMeşa Selimoviç · Saltokur Yayınları · 2020108 okunma
Yıldız Hesna Kayabaşı isimli okura yanıt verildi
Ezgi
Merhaba, öyleyse sonucu bana da yazabilir misiniz? Ona göre belki ben de okumaya devam edebilirim :)