Bazı insanlar vardır ki, en garip şeylerden neşelenir, keyiflenirler. Sarhoş bir herifin yüz buruşturmaları, sokakta ayağı kayarak düşen bir adam, iki kadının kavga etmesi gibi haller bazı insanların nedense pek hoşuna gider.
Bir baba, dört yaşındaki oğluna, "Babacığın o kadar cesaretlidir ki, çar, babacığını pek sever..." diye anlatır dururmuş. Demek ki, bu babacığın dört yaşında bir dinleyiciye ihtiyacı varmış...
Derin anlamı olan ve insan ruhlarını günahtan koruyacak bir eser yazmak istiyormuş. Bu eser her tarafta bir deprem etkisi yapacak; bütün Rusya çatır çatır yerinden oynayacakmış. Ama Foma, bütün bu şana, şöhrete sırt çevirecek, manastıra gidecekmiş. Orada, Kiev mağaralarında, vatanın saadeti için gece gündüz dua edecekmiş.
Generalin karısı kocasına tapınırdı. Bununla beraber, onu en çok general olduğu için beğeniyor, karısı olduğu için kendine de generallik geçtiğini düşünüyordu.
Dünyada her şeyden memnun görünen, her şeye alışan insanlar vardır; emekli albay da onlardandı. Ondan daha sessiz, daha uysal bir adam güç bulunurdu. Birisi çıksa da, albaydan ciddi olarak kendisini sırtında şöyle iki verstlik bir yere götürmesini rica etse, belki de götürürdü. Öyle iyi yürekliydi ki, bir rica üzerine bütün varını yoğunu, sırtındaki gömleği ilk isteyene vermeye hazırdı.