Hiç beklemediği anda hapse düşen genç bir adamın bir taraftan hapiste hayatta kalmaya çalışırken diğer taraftan hapisten kurtulma gayreti arasında geçen dramatik mücadelesi. Bu mücadele esnasında hayatına, hukuk istemine, aşk kavramına ve insan olgusunun kendi arasındaki hiyerarşine dair çarpıcı bir diyalektik geliştirir. Hapisten çıktığında artık her şeyiyle farklı bir insan olmasının sancılarını da beraberinde taşır. Artık görmeye pek alışık olmadığımız tarzda duru bir dil, akıcı bir anlatımla büyük laflar etmeden kafkaesk bir içsel mücadeleyi okuyucuya adeta yaşatıyor.