Şu son saatlerimde senden tek bir satır yok bende, hayatımı verdiğim erkekten tek bir satır bile yok. Bekledim, çaresizlikten çıldırarak bekledim. Ama sen beni çağırmadın, bana tek satır yazmadın… tek satır…
Seni suçlamıyorum, ben seni olduğun gibi seviyorum, ihtirasın ve unutkanlığınla, vericiliğin ve sadakatsizliğinle seviyorum, seni nasılsan öyle, yalnızca öyle, geçmişte ve bugün olduğun gibi seviyorum.
Benim sırrımı açabileceğim kimsem yoktu, kimse bana nasihatte bulunmamış, kimse beni uyarmamıştı; dünyadan bihaber, tecrübesizdim; bir uçuruma düşer gibi savruldum kaderime. İçimde yeşeren, tomurcuklanan her şey, sırdaşı olarak sadece seni, senin hayalini biliyordu.