Kitapta Louisa'nın sevgilisi Will öldükten sonra hayata tutunuşunu, umutla yeni kapılar arayışını, depresif ve boş olan hayatının kapılarını yeni insanlara aralayışını ve onun dolambaçlı hayatında yaşadığı mucizeleri anlatan bir yeniden diriliş hikayesi denilebilir. Okurken farklı duygulara kapılıp, çıkmazlara sürükleneceksiniz. Yanınıza koca bir kutu mendil alın.
Louisa Clark ve Will Traynor birlikte altı ay geçirmişlerdir. Will tekerlekli sandalyeyle yaşayan bir hastadır. Louisa onun bu zor zamanlarında yanında olmuştur. Will' in ölümü üzerine Louisa yıkılmıştır. Depresyon ve Will' in ölümü onu ihtiyar ruhlu birine çevirmiştir. Hayata devam edenler çemberi adlı bir gruba üye olmuştur. Buraya gelen üyeler kendisi gibi depresif ve geçmişinde yaşadıkları hatalar ve olayların etkisinden kurtulamamış insanlardır.
Louisa Londra' da boş bir apartman dairesinde kendine yeni bir hayat kurar. Bu arada bir barda garson olarak çalışmaya başlamıştır. Her şey hayatında olağan ve aynı sıkıcılıkla giderken o gece bir olay yaşar. Louisa dairesinin çatı katında daha önceden kendi oluşturduğu küçük sebze ve bitkilerden oluşan bir bahçe yapmıştır. Bunalımlı olduğu gecelerin birinde yangın merdiveninden o küçük bahçeye çıkar. Uzun zamandır uğramadığından bütün bitkileri solmuştur. Oturur ve şehrin sesini dinler. Düşüncelere daldığı esnada bir ses duyar, ayağa kalkar ve karanlıkta belli belirsiz bir kızın siluetini görür. Bir anda korkuyla dengesini kaybeder ve ayağı kayar. Bütün düşünceleri ve vücudu aşağıya doğru süzülür. Sonra her şey karartı.
Gözünü açtığında solunum cihazına bağlıdır. Ona beşinci kattan iki kat aşağı düşüp bir tenteye çarparak komşusunun balkonuna doğru uçtuğunu anlatırlar. Louisa' nın kalçası ayrılmıştır ve bunun için iki ameliyat geçirir. Sol ayağı ve sol kolu