"Bir bahçem olur belki, bende mevsimleri tanırım. Günü geceden, öbek öbek akdikeni akantuslardan ayırırım.
Hiçbir çivinin delmediği öyle bir sessizlik bulurum ki denizimden gemiler geçerken bir gonca patlasa kıyamet kopuyor sanırım. Nazan Bekiroğlu"
"Aslında hiçbir vali, mutasarrıf, esnaf, zenginler hiç kimse karantina istemez. Durup dururken her zamanki eski güzel hayatlarının sona erdiğini hatta ölebileceklerini kimse kabul etmek istemez. Hatta rahatını bozan kanıtlara direnir, ölümleri inkar eder, ölenlere kızar.
... Ölüleri gizleyen, salgını inkar eden bütün bir adayı karantinaya hazırlamak çok zor olacaktır."
“Vali Paşa uydurma tarikatlara o kadar fazla yüz verdi ki, şimdi o şımarık cahil şeyhler yüzünden karantinayı uygulayamayacaklar, işte bundan korkuyorum. O küçük şeyhler karantinayı sulandıracak, dua kağıtları, muskalar her şeyi yapacaklardır.”
Osmanlı Devleti'yle sürekli sürtüşen milliyetçi-ayrılıkçı Hıristiyan Osmanlı vatandaşlarının isyanlarını destekleyen batı ülkeleri Osmanlı'dan yalnız askeri olarak değil, iktisadi, idari ve nüfus olarak da çok daha güçlüydüler.1901 yılında, Osmanlı Devleti'nin bu büyük coğrafyadaki nüfusu on dokuz milyondu. Bunun beş milyonu Müslüman değildi ve bu gayrimüslim milletler daha çok vergi vermelerine rağmen ikinci sınıf görüldükleri için "adalet", "eşitlik" ve "reform" istiyor, batılı devletlerden koruma bekliyorlardı.