Baslangicta keyifli gitse de, hikaye icinde hikaye sonra onun da icinde hikaye anlattigi icin asil hikayeden kopmamak imkansizlasiyor. Klasik bir kitap olsa da zaman kaybi oldugu icin tavsiye etmem.
Aylarca takılı kaldığım bir kitap oldu. Başladığım kitabi bitirmek gibi bir huyum olduğu için işkence çeke çeke okudum diyebilirim. Birkac anlamli ve mantikli cumle varsa onlari da alintiladim. Kitapta anlatım şekli inanılmaz sıkıcı. Sanki özellikle yazılar çok olsun da kitap kalın görünsün diye çabalanmış gibi (orjinali yaklasık 400 sayfa). Bir cümlede anlatılan şey 10 cümlede anlatılıyor ve 500 kere tekrar ediliyor. Hem surekli kendini tekrar eden bir anlatım var hem de yazim hatalarinin fazlaligindan, anlatim bozukluklarindan okumakta cok zorlandim . Söylenen bahsedilen şeyler en az elli defa tekrar tekrar bahsediliyor. Ayrica yazarin daha bilimsel yaklasilmasi gereken bir konuya agirlikli olarak dini, siyasi ve milli duygularla yaklasmasini da hic mantikli bulmadim. Bu kitabin kimseye bi faydasi olmaz. Kimseye tavsiye etmiyorum. Sadece arastirmalarda kaynak olarak gostermekte ise yarayabilir o kadar. Üşenmeden bu incelemeyi yazdim ve kitabı da direkt bir sahafa bırakacağım.
Yazar kitaba neden bu ismi vermiş bilmiyorum ama kitabın içeriğiyle tezat bir isim olmuş. Kitap içerisinde bir sürü kısa ve akıcı öyküler barındırıyor. Öykülerin ortak noktası ise her öykünün sonunda içinize bir hüzün ve huzursuzluk çöküyor. Yazar öykülerde aşk, ihanet, ölüm ve hayattaki pek çok kötü durum hakkındaki düşüncelerinden de bahsetmiş. Öykülerin sonuna geldiginizde sizi bir boşluğa düsürüyor ve bir mesaj çıkartmaya çalışıyorsunuz. Kısacası ortalama bir oykü kitabindan çok daha fazlasi diyebilirim.
Su gibi akan bir hikayeydi. İnsanimizin inanc konusunda ne kadar suistimale acik oldugunu da gozler onune seren bir eser olmus. Okurken cok keyif aldim ve surekli okuru merak ettiren , bir sonraki sayfaya gecirten bir kitapti.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Panama Yayıncılık · 202117,8bin okunma
Yazar Osmanlı devletinin son dönemlerindeki batılılaşma surecinde batılılaşmanın yanlış anlaşılan ve örnek alınması gereken yerlerine iki zıt karakter üzerinden değiniyor. Alaturka ve alafranga arasındaki farklara surekli yer veriliyor ve hikayede yoğun bir şekilde aşk teması da işleniyor. Ahmet Mithat Efendinin sade ve anlaşılır anlatımı ile akıcı ve sürükleyici bir eser olmuş. Türk edebi eserlerine ilgi duyanlar için döneminin ötesinde hoş bir kitap.