"Gül bahçesinde yatıp uyuyan kişi,bir an evvel uyanmayı ister.Fakat zindanda uyumuş olan,ebediyen uyumaktan yanadır, çünkü uyanırsa yeniden zindana düşmüş olacağını bilir."
"Her gözyaşının ayrı bir anlamı vardı.Her damlanın hangi zamanda,hangi mekânda,hangi kişiyle paylaşıldığı önemliydi.Gözyaşları ne kadar çok şeye tercümanlık yapıyordu.Damladığı,süzüldüğü,aktığı veya kana dönüştüğü zaman hep ayrı manaları vardı.Gözyaşları gizli duyguları açığa vuran mektuplar gibiydi."
"Boka János gözlerini ciddiyetle sırasına dikmiş düşünüyor,çocuksu ruhunda ilk kez doğan bir sezgiyle hepimizin,şu hep mücadeleyle geçen yaşamın bazen kederli bazen neşeli hizmetkârlarından ibaret olduğumuzu kavramaya başlıyordu."
Sayfa 176 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu