Eksik doğuyoruz, ama bu eksiğin adını koyamıyoruz bir türlü. Sonra, dişi isek eğer, birileri bize eksiğimizin bacaklarımızın arasında bulunması gereken minik bir et parçası olduğunu söylüyor ("Doğanın Kastettiği Gibi Seks" sitesinin sandığı gibi sadece ucu değil de tamamı). Söylemeseler de hissettiriyorlar, ima ediyorlar. Hayatımızın geri kalan kısmı o eksiği tamamlamaya çalışarak geçecek: Bir erkekten "ödünç" alarak, bir (bir kaç, çok) çocuk doğurarak, ya da daha simgesel düzeyde, erkek davranış kalıplarını, kıyafetini, topumsal statüsünü sahiplenmeye çalışarak. Ama bunların hepsi geçici: Cinsel ilişki bize penisi çok kısa bir süre için ödünç veriyor; çocuk doğup gidecek, bizden kopacak (o ilk ilk kopmanın tam tersi yani); sahiplendiğimiz statü, kılık ve kalıp da geçici, bize o en temel eksiği hatırlatan birileri çıkacak hep.
bugun icin trajik anormal olay olarak gorulen sey ileride kacinilmaz olarak normal bir durum hatta arzulanir bir durum olarak algilanacak cunku koprunun altindan nice sular akip gidecek