- Savaş üzerine konuşmanın resmen yasak olduğunu biliyorsunuz, dedi. Dün, sizleri eğlendirecek bir şey geldi başımıza. Karargahtan birkaç arkadaş ve ben Razon'un önünden geçiyorduk. İçerden gelen sesin bu emre karşı geldiğini duyduk. Zaman yitirmeden daldık içeriye. Ortalık zifiri karanliktı, fakat biz konuşmasını sürdüren adamı kurşun yağmuruna tuttuk. Sesi kesilince yanına gidip ayaklarından sürüklemek istedik, ama konuşan fonograf dedikleri kendi kendine konuşan makina idi.
Herkes güldü.
Arredondo sesini çıkarmadı. Asker ona döndü:
- Fıkrayı nasıl buldun, ihtiyar? diye sordu. Arredondo yine sustu. Üniformalı yüzünü yaklaştırdı ona ve:
-Hemen bagır bakalım: Yaşasın Devlet Başkanımız Juan Idiarte Borda! diye bağır, dedi. Arredondo karşı koymadı. Alaycı alkışlar arasında kapıya yöneldi. Sokağa çıkınca son küfürler kulagına kadar geldi.
Korku aptal değildir, öfkeyle işi yoktur. Korkak davranmıştı, fakat korkak olmadığını biliyordu.
Ağır ağır evine döndü.