📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yusuf Atılgan'ın o harikulade romanı Aylak Adam'ın kahramanı, bir gün sinema çıkışı kalabalığın arasına karıştığında kendini sanki biraz önce sinemadaki adam değilmiş gibi hisseder. Çevresini gözlemlemek istediğinden kalabalıkla birlikte yürür. Sonra şöyle düşünür: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor: Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış, onu değiştirmiştir. Salt çıkarını düşünen kişi değildir artık. İnsanlarla barışıktır. Ama ömrü kısadır, beş on dakika sonra ölecektir. Çünkü sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık suratları, kayıtsızlıkları ile onu aralarına alıp eritecekler." Öyleyse ne yapmalı? "Bunları kurtarmanın yolunu biliyorum: Kocaman sinemalar yapmalı, dünyada yaşayan tüm insanları doldurmalı buralara. Sonra da izlenebilecek en iyi filmlere bakıp hep birden sokağa çıksınlar.
Bayağı sevgileri gizleyen şişirme söylevlerin şişini indirmeliydi, öyle düşünüyordu.Sanki ruhun dopdoluluğu bazen en boş benzetmelerden taşmazmış gibi.Oysa taşardı; öyle ya, hiç kimse hiçbir zaman gereksinimlerini, görüşlerini, acılarını tamı tamına belirtemez; insan sözü, yıldızları duygulandırmak isterken üzerinde ayılara göbek attıracak havalar çaldığımız bir çatlak kazandırır.
Okuduğu kitapların en güzelinden, en güç arzularından bir görüntü beliriyordu kafasında; sonunda öylesine gerçek, öylesine ulaşılır oluyordu ki, Emma sevinçle titremeye başlıyordu, ama gene de açık açık getiremiyordu onu gözlerinin önüne, bir tanrı gibi niteliklerinin bolluğu altında siliniyordu.