Yusuf Atılgan'ın o harikulade romanı Aylak Adam'ın kahramanı, bir gün sinema çıkışı kalabalığın arasına karıştığında kendini sanki biraz önce sinemadaki adam değilmiş gibi hisseder. Çevresini gözlemlemek istediğinden kalabalıkla birlikte yürür. Sonra şöyle düşünür: "Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor: Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış, onu değiştirmiştir. Salt çıkarını düşünen kişi değildir artık. İnsanlarla barışıktır. Ama ömrü kısadır, beş on dakika sonra ölecektir. Çünkü sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık suratları, kayıtsızlıkları ile onu aralarına alıp eritecekler." Öyleyse ne yapmalı? "Bunları kurtarmanın yolunu biliyorum: Kocaman sinemalar yapmalı, dünyada yaşayan tüm insanları doldurmalı buralara. Sonra da izlenebilecek en iyi filmlere bakıp hep birden sokağa çıksınlar.