Daha ilk sayfasından vurdu beni :) Şöyle diyor Beşinci Osmanlı Ordusu Kumandanı Mareşal Liman Von Sanders ; " Bir asker için mutluluk denen bir şey varsa, Türk'lerle omuz omuza savaşmaktır, diyebilirim. Fakir insanlardı; buğday kırığından yapılmış çorba en önemli yemekleriydi; sağlıksız su içerlerdi; çamur barınaklarda yatarlardı; fakat en modern silah ve araçlarla donanmış düşmanlarına karşı aslanlar gibi savaşırlardı...Bu insanların kalplerinde sadece ve sadece ulvi bir vatan sevgisi vardır. Ölüme onlar kadar gülümseyerek giden bir millet daha görmedim." Ne denir ki bu söze, "şükür ki" den başka, ne yapılır ki gözleri kapatıp eli yüreğe koymaktan başka?
En çok vurulduğum yer burası belki de.. Hele şu sondaki sorusu..Anlatılmaz okunur, hissedilir : Sevmek ne uzun kelime. Derin deniz mavisi. Ne zaman geleceksin? Gelsen ya. Güzel buralar. Hem sana bütün olmayı öğretirim. Göğsünde kaybolurum hüzünlendiğim dakikalarda,çünkü senin omuzlarında ağlamanın deniz manzarası var. Giderdin dedim. Gittin ve gittiğin kırk gece sana uyudum. Aklım ödünç,ellerim yanlış. Ama sen yine de gitme. Gidersen peşinden gelmem ama kalırsan bu masalın sonunu birlikte öğreniriz.Bulutlardan elbise dikmeye başlasın mı güvercinler?