Göğsünü toprağa her koyduğunda yerin kalbini, sanki cehennemin en derinliklerinden hareket ediyor ve sarp bir yolu yara yara ışığa doğru ilerliyormuşçasına hissediyordu. On yıl önce terk ettiği toprakta aynı tarlayı paylaştığı komşusuna bu durumu anlattığında adam alaycı bir ses tonuyla, "Kendi yüreğinin sesi o," demişti, "göğsünü toprağa yapıştırdığında bu sesi zaten duyarsın."
Dostlukta ruhu daha da derinleştirmekten başka bir amaç olmasın. Çünkü kendi sırrına ermekten başka amaç güden sevgi, sevgi değil ileriye atılmış bir ağdır; bu ağa sadece yararsız şeyler takılır.
Siz de en iyi yanlarınızı dostunuza ayırın. Eğer moralinizin bozuk olduğunu bilmesi gerekliyse dostunuzun, bırakın yüksek olduğunu da bilsin. Dostunuz ne içindir ki onu zaman öldürmek için arayasınız? Onu hep yaşanası zamanlarla arayın. Çünkü o sizin ihtiyacınızı karşılamak için vardır, boşluğunuzu doldurmak için değil.
Hoşluğunda dostluğun kahkahalar çınlasın, zevkler paylaşılsın. Çünkü küçük şeylerin şebnemiyle sabahına erip tazelenir yürek.