Puan vermedi·261 syf.··
2024 1. kitabı
Yeni doğan her çocuk, tanrının insandan umudunu kesmediğinin kanıtıdır diyen yazarımızın bu düşüncesine paralel olarak; her çocuk insanlığın kurtuluşu için yeni bir umuttur diye düşünürüm çoğu zaman. Hal böyleyken biz yetişkinler içimizdeki çocuğu ya öldürürüz ya da ruhumuzdaki odalardan birine kilitleyerek, onu orada tutuklu bırakırız. İhtiyacımız olduğunda ise onu alelacele çıkarmaya çalışırız hapsettiğimiz odasından. Ancak kilitli kapısının anahtarını bulmak için tüm anahtarları elimize alır ve tek tek deneriz kapısının kilidinde her bir anahtarı. O an için doğru anahtar bulunamazsa verilen karar, yapılan eylem veyahut bulunulan davranış içimize sinmez ve sorarız kendi kendimize olması gereken bu muydu diye. Olan ve olması gereken arasındaki o ince çizgiyi fark edenlere ne mutlu ve bu insanların hapsettiği çocuklar için umut vardır diyebiliriz lakin fark edemeyenlerinse vay hallerine! Sineklerin Tanrısı ıssız bir adada, çocukların medeniyete giden yoldaki hikayesini konu edinen bir kitaptır. Evet, hikâyenin baş kahramanları çocuklardır ve her şey bir okurun arzu ettiği gibi başlar, yetişkinin, kötülüğün ve haksızlığın olmadığı bir kurgu. Her ne kadar bir okur, böylesine ütopik bir kurguyu arzu etse bile bu düzenin asla var olamayacağını bildiği için bu tarz toz pembe hikayeleri de okumak istemez. Hoş kitabımız da bahsettiğim gibi bir kitap olmadığı için okumak isteyeceğiniz bir hikayesi olduğunu düşünüyorum. Hikâye genel bir gidişata sahip olsa da ilerleyen olay örgüsü okuru, tanık olduklarıyla tedirgin eder. Evet, bu kitap için doğru kelime bu olsa gerek; “Tedirginlik”. Bazı çocukların kötülüğe evrilmeleri tedirgin edicidir. Yok artık bu kadarda olmaz denen yerlerdeki gerçeklik olgusu yazarın ciddi bir başarısı. Çocuk dahi olsa; onların inişli çıkışlı ruh halleri
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Neyiz biz? İnsan mı? Yoksa hayvan mı? Yoksa vahşiler mi?
9/10
·261 syf.··
2023 216. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 19:24
William Goldıng, Nobel Edebiyat Ödüllü İngiliz roman yazarı ve şairidir. “Sineklerin Tanrısı” çağımızın klasik eserleri içerisinde yerini alıyor. Kitabın insanı düşündürücü ve sorgulayıcı bir hikayesi var. İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanan nükleer atom bombası etkisinden korunmak için Britanyalı bir grup çocuğun, uçak ile taşınması gerekirken varmak istediği noktaya gidemeden, ıssız bir adaya düşmesi ve hayatta kalan çocukların yaşam mücadelesi anlatılıyor. Yazar Mercan Adası kitabındaki ana karakterler olan Ralph ve Jack isimlerini kendi kitabında da baş karakterler olarak almış. Ama iki kitabın içeriği birbirlerinden çok farklıdır. Başlarda çocuklar bu ıssız adayı okudukları Mercan Adasına benzetse de yaşadıkları olaylardan sonra aslında hayatın kitapla hiç ilgisi olmadığını acı bir şekilde keşfediyorlar. Zaten “Sineklerin Tanrısı” sadece küçüklere göre yazılmış bir serüvenden çok daha fazlasıdır. Gerçekçi bir anlatımla yazılmış olduğundan yetişkinlere de hitap eden bir öyküdür. Yazar “Sineklerin Tanrısı” kitabını distopik bir toplum alegorisi olarak değerlendiriyor. İnsan davranışları üzerine düşünme-sorgulama, iyilik-kötülük, uygarlık-vahşilik, çatışma, sınıf ayrımı, iktidar mücadelesi, insanın içindeki aydınlık-karanlık düşünceler, ilkel dürtüler, güçlü-güçsüz ilişkisi bu kitabın ana temalarını oluşturuyor. Bütün hikaye bu kavramları ele alarak kitabın karakterleri olan çocuklar üzerinde kurulmuş ve onların adada yaşadıkları işlenmiş. Kitabın baş karakterleri olan Ralph ve Jack üzerinden iyi-kötü, uygar-vahşi gibi zıtlıklar bu iki çocuğun farklılıklarından yola çıkarak açıkça ortaya konmuş. İki çocuk da lider özelliklerine sahip ama Ralph eşitliğe, sevgiye ve anlaşmaya inanan, iyiliği temsil eden lideri; Jack ise kendini düşünen, başkalarını hor gören, zorbaya
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Reklam
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
MASUM DEĞİLİZ... HİÇ BİRİMİZ... Dünyanın en masum, en saf temsilcisi olarak gördüğümüz çocukların bile söz konusu "güç" olduğunda tehlikeli bir varlığa dönüşme hikayesidir bu eser. Atom savaşı sırasında 6 ile 12 yaş aralığındaki bir grup çocuğun güvenilir bir yere götürülmek için yaptıkları uçak yolculuğu bir saldırı sonucu sona erer, çocuklar kendilerini ıssız bir adada bulurlar.. Adada liderlik için verdikleri acımasız mücadeleyi, bulundukları yeri nasıl cehenneme çevirdiklerini anlatan bir öykü.. ÇOCUKLUK, BÜYÜYEN BİR HASTALIKTIR. Oxford Üniversitesi mezunu olan İngiliz yazar, bu sözünün altını doldururcasına, eserinde oldukça meşakkatli bir yolculuğa çıkmıştır. Gerçek ile sanrıyı hayranlık uyandıracak derecede ustaca birleştirmeyi başarmış. Varoluşumuzdan bu yana ruhsal ve fiziksel boyutlarımızı sentezleyip kabul edilir sonuçlar çıkarmak...Zor iş... Bu uğurda ömür tüketen sosyologları, filozofları düşünürsek ; yazar 261 sayfada bu hususta tatmin edici ölçüde ifade gücünü sergilemiş. Eserde bahsi geçen ıssız adada insan profili köklü değişikliklere uğramıştır. Lider olma hırsından ötürü adeta vahşileşen çocukların tek derdi elbette ki güç ispatıdır. İnsanlar tarafından sevilmek, usa vurma, uyum, direnme, iletişim becerisi, sorumluluk duygusu, kendini kontrol, derin görüş, sosyal uyum, öngörü gücü ve olmazsa olmaz bedensel güç üstünlüğü. Güç söz konusu olduğunda bütün canlıların nasıl canavarlaşabildiğini, küçükten büyüğe insan ve hayvanların aynı içgüdüyle strateji uygulamasının farkındalığıdır bu eser... Yazar ın kaleminin gücünü sonuna kadar hissettiğim bu kitapta, bende hayranlık uyandıran bir diğer husus ise dilinin fazlasıyla anlaşılır olması.Anlatmak istediği mesajı sakince, sindirerek anlatmayı başarabilmesi.. Bu sakinliği okuyucuya yansıtmasındaki
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Yusuf Yusuf dedikleri, birkaç beyle birkaç mermi...
5/10
·240 syf.··
2020 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2020 14:33
Üç saattir incelemelerde eleştirel bir satır, bir fikir hatta bir kelime arıyorum... Arıyorum ki, kitapla ilgili yakın bulduğum bir görüşü repost edip şu satırları şu sıcakta yazma yükünü üzerimden atabileyim... Yok maalesef, olmadı... Bunun pek çok nedeni olabilir tabii... Ancak Kuyucaklı Yusuf özelinde bu hayranlığa, bu müthiş etkilenmeye baktığımda neyi atladığımı, neyi kaçırdığımı, nerede yanlış yaptığımı gerçekten çok merak ediyorum... Çok da uzatmadan birkaç soru sorup, birkaç beylik laf edip, kitabın parıl parıl parlayan inceleme havuzuna benim gibi gelenlere yalnız olmadıklarını hissettirecek birkaç not düşüp sonlandıracağım... İlk soru çok basit; acaba Sabahattin Ali'nin kendi yaşam hikayesine olan saygımız, eserlerini değerlendirirken biz okurları çok mu etkisi altına alıyor? Edebiyat dünyasında neredeyse 10 yıldır gölgesinde yaşadığımız Sabahattin Ali miti, Sabahattin Ali'nin dahi üzerine çıkmış ve hepimize en tepeden parmak sallıyor olabilir mi? İncelemelerin birinde Sabahattin Ali'den Türkiye'nin Dostoyevski'si olarak bahsedilmiş. Ancak neden böyle olduğuna dair ilave tek bir cümle yok. Karşılaştırmanın zemini nedir mesela? Popülerlik mi? Üslup mu? Düşünce şekli mi? Yaşam tarzı mı? Ele aldıkları konular mı? Roman karakterlerinin benzerliği mi? Nedir bu benzerliğin sırrı? Peki senin cevabın nedir derseniz; bence iki yazarın arasında edebi anlamda ortak nokta yok denecek kadar azdır. Konuyu uzun uzun detaylandırabiliriz ama ben tek bir örnek verip kapatacağım bahsi... Örneği bir soruyla vereyim; Kitabı bitirdikten sonra Yusuf'u ne kadar tanıdınız? Tanımaktan kastım, Yusuf'un nerede yaşadığı, fiziksel görüntüsü, ne iş yaptığı falan değil. Kim bu Kuyucaklı Yusuf? Kitabın son sayfasına geldiğinizde bu sorunun cevabı ne kadar karşılık buldu
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yakamoz Yayıncılık · 2019210,8bin okunma
9/10
·261 syf.··
2020 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2020 20:27
- Sineklerin Tanrısı - Ağustos ayı' nın ilk kitabı ile geldim bu sefer. Yeni doğan her çocuk, tanrının insandan umudunu kesmediğinin kanıtıdır diyen yazarımızın bu düşüncesine paralel olarak; her çocuk insanlığın kurtuluşu için yeni bir umuttur diye düşünürüm çoğu zaman. Hal böyleyken biz yetişkinler içimizdeki çocuğu ya öldürürüz ya da ruhumuzdaki odalardan birine kilitleyerek, onu orada tutuklu bırakırız. İhtiyacımız olduğunda ise onu alelacele çıkarmaya çalışırız hapsettiğimiz odasından. Ancak kilitli kapısının anahtarını bulmak için tüm anahtarları elimize alır ve tek tek deneriz kapısının kilidinde her bir anahtarı. O an için doğru anahtar bulunamazsa verilen karar, yapılan eylem veyahut bulunulan davranış içimize sinmez ve sorarız kendi kendimize olması gereken bu muydu diye. Sineklerin Tanrısı ıssız bir adada, çocukların medeniyete giden yoldaki hikayesini konu edinen bir kitaptır. Evet, hikâyenin baş kahramanları çocuklardır ve her şey bir okurun arzu ettiği gibi başlar, yetişkinin, kötülüğün ve haksızlığın olmadığı bir kurgu. Hoş kitabımız da bahsettiğim gibi bir kitap olmadığı için okumak isteyeceğiniz bir hikayesi olduğunu düşünüyorum. Hikâye genel bir gidişata sahip olsa da ilerleyen olay örgüsü okuru, tanık olduklarıyla tedirgin eder. Evet, bu kitap için doğru kelime bu olsa gerek; “Tedirginlik”. Bazı çocukların kötülüğe evrilmeleri tedirgin edicidir. Yok artık bu kadarda olmaz denen yerlerdeki gerçeklik olgusu yazarın ciddi bir başarısı. Genel olarak reel hayata bakıldığında da hep böyle değil midir; insanlar üzerinde söz sahibi olana dek farklı, olduktan sonra farklı profiller çizerler. İnsan, gücü elde edene kadar herhangi bir sorun gün yüzüne çıkmaz iken güç, insana geldiğinde sağlam bir kişilik profili çizmeyen bir lider için son derece tehlikeli
1000Kitap
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Puan vermedi·261 syf.··
2019 30. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2019 05:56
Bu kitap beni benden aldı Bebelerin adaya düşmüş hali gibi ama ne bebelerYazar güzel bir profil oluşturmuş konusu da fena değil dedim domuzlarla, domuzcukla, ateşle geçti Reis sen misin ben miyim derken baktım ki bi gemi geldi bi de abimiz geldi taam bitti didim Abimiz de sanki parka gelmiş gibi iyi oynuyor musunuz diyo he satın aldık adayı ateşe verdik oyun falan takılıyoz Ne kadar rahat adam yavv bitene kadar akla karayı seçtim ne olacak ne bitecek derken bi ordan kaçma bi buradan kaçma aha birşey oluyor tam dedimmm demez olaydım kitap bitti Iyiki de bitti zaten bu neymiş yaa Ama burada tabii ince dokunuşlar var hayata dair sadece kitap sıkıcıydı lakin anlam olarak fena değildi. Her dönemde insanoğlu uyum gösterip ortama alışmakta Durumun nasıl olduğu önemli değil bence yaşam koşulları melek gibi olan canlıları da şeytan yapabiliyo. Domuczuğun(tombis sevimli karakter gözüme öyle canlandı) ne suçu vardı ölecek kafası parçalanacak ceseti deniz alıp götürecek kadar bi de o kadar uyumluyduIyiki gözlüğü varmışta sayesinde ateş yaktılar. Efendim okunabilir bilmiyorum karar sizin🤗
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,4bin okunma
Reklam