Hayata bi mola
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 23:52
Kitap akıcı ve anlamlı YouTube program sohbetlerinin derlemesinden oluşuyor. Size bişeyler katıyor. Hatta bazı bölümlerin devam etmesini diledim. Tanıdıklarımın yanında tanımadığım çokça kişi hakkında izlenim sahibi oldum. Yeni insanlar ve yeni kaynaklar keşfediyor olmak beni mutlu etti. Kendi adıma çerezlik güzel bi eserdi diyebilirim. Sadece Bahadır Yenişehirlioğluna ait kısım biraz eğreti kaldı gibi hissettirdi. Diğerlerinin anlatımında ortak olarak hissedilen bi şey eksikliği miydi bu his bilemiyorum. Vee Şimdiden iyi okumalar diliyorum efenim ...
1000Kitap
İnsanca YaşamakKolektif · Mecra Kitap · 202396 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2025 28. kitabı
Kitap, aşkın nerede, nasıl yaşanacağının kayıtlı bir matematiksel işleme döndüğü, bebeklerin hem cinsinin hem de özelliklerinin seçilip yaşama getirildiği, her işi robotların yaptığı, günlük olaylara harcanan zamana engel olmak için hesaplamaların yapılıp harcanan zamanın en aza indirgenmesinin sağlandığı bir düzenden bahseder. Ayrıca seslerin kontrol altına alınıp yazının unutturulduğu ,her gün konuşulanların kayıt altına alındığı bir düzen bulunmaktadır. Bu düzende uzaklık anlayışı olmadığı için uzak kelimesinin anlamı da yoktur.Din, cinsiyet, ırk olmadığı gibi hükümetler de yoktur. Hükümetlerin yerini adminlerin aldığı bir dönemde geçer. Devletlerin sınırları onlara gerçek dünyada katılanlarla belirlenirken en büyük hazineler data depolarıdır. Vaat etmek eskisi gibi kolay değildir çünkü algoritmalar sayesinde vaatlerin doğruluk derecesi ortaya çıkmaktadır. Aslında geçmişteki birçok kavramın artık yeri ve anlamı yoktur. Uzayda yaşayıp evreni bölüşen yapay zekanın yer aldığı, insanların şifre ve rakamlarla iletişim kurduğu, savaşların program ve virüs savaşları olduğu, paranın kullanılmadığı para yerineyse şifrelerle bir hesabın oluşturulduğu,yemek yemenin bir fantezi olduğu, yolların olmadığı, insanların bazen sadece keyif için yürüdüğü bir dönemde geçer. Bazı şeyler hatta çoğu şey tamamen değilse de cisimler, durumlar ve zaman değişse de bazı isimler aynı kalmıştır. Onlardan biri de dolmuştur.Ayrıca eski düzen içinde Muhabbet Mahallesi bulunur. Bu mahalle kendini korumuştur ve eskiye ise özlem duymaktadır. Peki böyle bir mahallenin varlığı kurulmuş düzen için tehlike midir ya da kurulan düzene karşı özlemlerine dayanarak bir eylemde bulunacak mıdır,yoksa kurulan yeni düzene ayak mı uyduracaktır? Roman bu sorularla keyifle okunur.
Dolmuş 3099Sinan Yavuz · Cinius Yayınları · 20241 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
Kelebek evi yatılı bir program, psikiyatrik ve sosyal sorunları olan çocuklara, ergenlere uzmanlaşmış rehabilitasyon hizmeti sunuyor. İki sene önce kapanan ve 3 yıl hizmet veren kurumda çalışanların hayatı çeşitli havuzlarda üç gün ard arda vücudunda kesiklerle bulununca dedektif Jeppe de işin içinden çıkamaz hale gelir. İş arkadaşı Anette yeni doğum yapmıştır ama olayı arka pencereden o da araştırır. Çeşitli sonuçlara varır hayatını tehlikeye atacak kadar bilgiye ulaşır. İlk kitapta emekli prof'umuz Esther'i bu eserde de görmek güzeldi, hayatı nasıl devam ediyor bizlerin de merakı dindi. Jeppe'nin ve Anette'nin özel hayatından kesitler de sunuluyor. Özellikle boşanmış bireyler, yeni çocuğu olmuş çiftlerin bebeğe alışma süreçleri gibi konularda empati sürecine iten düşündüren satırlar vardı. Kelebek evi çalışanları, orada kalan eski hastalar olayla ilgili nasıl bir bağlantı içinde? Merakla işin arkasında kim var diyerek okudum. Soluksuz okunan #kelebekevi gönülden tavsiye. #bookblogerileokuyoruz The Kitap Yayınları eşlikçim @book._blogerr teşekkür ederim #polisiyekitap ~ "Karanlığın öncüsüydü sonbahar. Çekirdeğinde karanlık ve hüzün vardı. Güzellikle geçicilik, kalbin aynı odacığında bulunuyordu." ~ "Hayatta değeri olan her şeyin zorluğu vardır." ~ "İnsan büyüyünce her şey ne kadar zor ve karmaşık hale geliyor." ~ "İnsan elindekinin değerini zaten bitene kadar anlayamazdı."
Kelebek EviKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2022209 okunma
Puan vermedi
AŞKIN DİLİ YOKTUR Hilal POLAT 𝑯𝒂𝒚𝒂𝒕 𝒕𝒖𝒕𝒂𝒎𝒂𝒅ı𝒌𝒍𝒂𝒓ı𝒎ı𝒛 𝒗𝒆 𝒕𝒖𝒕𝒖𝒏𝒂𝒎𝒂𝒅ı𝒌𝒍𝒂𝒓ı𝒎ı𝒛𝒅𝒂𝒏 𝒊𝒃𝒂𝒓𝒆𝒕… 𝑮𝒆𝒓ç𝒆𝒌𝒍𝒆ş𝒎𝒆𝒔𝒊𝒏𝒊 𝒊𝒔𝒕𝒆𝒅𝒊ğ𝒊𝒏 𝒏𝒆 𝒗𝒂𝒓𝒔𝒂 𝒃𝒊𝒓 𝒈ü𝒏 𝒉𝒂𝒚𝒂𝒕 𝒐𝒏𝒖 𝒔𝒂𝒏𝒂 𝒗𝒆𝒓𝒆𝒄𝒆𝒌𝒕𝒊𝒓. Etkileyici bir güzelliğe sahip, mesleğinde başarılı, güçlü kişiliğiyle kendi ayakları üzerinde duran, dürüstlüğüyle özü sözü bir ve tuttuğunu koparan bir kadındır Rüya. Her kız çocuğu gibi Rüya’nın da ilk aşkı babası olmuş ama babası onları bırakıp gidince güvensizlik duygusu yüreğine yer etmiştir. Aslında sadece babasını kaybetmemiş annesi de varla yok arası olmuştur, kardeşi Arda ve Rüya için. Çocukluğunda istediği tek meslek olan avukatlık için çalışmış çabalamış ve inancını hiç kaybetmeyerek başarılı bir avukat olmuştur Rüya. Son zamanlarda öyle yoğun çalışıyordur ki yirmili yaşlarının sonuna geldiğinin farkında olmadan hayatı akıp gidiyordur. Saçlarına düşen akların bile farkında değildir ki hayatında ki eksikliği nasıl anlayabilsindir. Hayatında eksik olan şey aşktır ama o da öyle hemen çıkmıyordur insanın karşısına. Çıksa da Rüya hazır mıdır, hiç bilmiyordur. Ama kısa bir molaya ihtiyacı vardır, orası kesindir. Sona eren bir duruşmasından sonra hemen sekreterini arayarak önce davaları için bir program sonrada kısa bir tatil kaçamağı için ayarlamalar yaparlar. İşte şimdi hikayemizin şahane kısmı başlıyor sayfa dostlarım çünkü hep birlikte benim de çokkk sevdiğim şirin mi şirin bir adaya; Bozcaada’ya gidiyoruz hep birlikte. Eğer daha önce ziyaret etme fırsatınız olmadıysa bile yazarımızın enfes anlatımıyla gözünüzde canlandırabiliyorsunuz adamızı ki bu anlatım okuruna muhteşem bir keyif veriyor. Tabii sadece ada değil, Rüya’nın ada da yaşayacakları da çok ayrı özel. Bu arada aşk var mı aşk dediğinizi duyar gibiyim ama aşktan önce kaldığı pansiyonun sahibi Madam Dasha ile öyle içten, samimi ve birbirlerine
Aşkın Dili YokturHilal Polat · Sokak Kitapları Yayınları · 20259 okunma
Ömer Hayyam Linçografisi
1/10
Son paragrafı en başa alıyorum. Metnin devamı alıntılar ve bu tarz gömülerle doludur. Bugün yaşasa, ciklet ambalajlarına yazdığı dörtlüklerle tanınıp, sazlar havaya logolu bir Jem Tv'de daevrimcilerden gelen istek mesaj altyazılarının okunduğu, Köpeköldüren Şarapları sponsorluğunda program yaparmış. Miskinlikten yorgun, solipsist, vicdani retçiyi andırır hedonist bir l/keştir. Bir başka Fars hançeridir. Beğenenleri "Aslında doğru söylüyor... Vay be ne yazmış..." gibi nidalarla Hayyam'ın mugalatalarını matah sanmada birbirleriyle yarışırlar. Bizi ilgiilendiren, Hayyam'ın taşladığının İslam olduğunun sanılmasıdır. Derdimiz, sosyal medyaya verdiği emeğin yüzde birini son Vahye vermeyen ama diğer konular gibi İslam'ı da bildiğini zanneden kolay avları uyarmaktır. Kimilerinin büyük şairi olması, aslında İslam'a yarın yokmuş gibi sataşmasındaki cüretinden gelir. Rubailerinin 80 kadarının gezgin (başkalarına ait eserlerde görülmesi) olduğu da söylenir araştırmacılarca. Nerde bir çatalkuyruk dörtlüğü varsa yavaşça Hayyam'ın heybesine bırakılmıştır. Adeta bir küfür keçisi olmuştur. Sosyal medya şebeklerinin döktürdüğü fakat altına Hayyam adının yazılmış kaç dörtlük olduğu ayrı bir araştırma konusudur ki hiçbir dörtlük Hayyam adı altında sakil kalmaz. Matematik, gökbilim ve diğerlerinin hakkını vermekle, vasat jeolog Şengör, kolpacı herhaltolog Dawkins gibi ardıllarından ayrı tutulmayı hak eder (onları da incelemeler bölümünde parçapinçiklemiştik) Son Vahiy'den ve kendisini orada tanıtan Yaratıcı'dan bihaber Hayyam'ın Tanrı dediği, kendi hevasıdır. Kendince betimleyip şekillendirdği bir Tanrıyı İslam ambalajıyla yerer, tahkir eder. Acınacak hali şudur ki kırık bir mantık, dejenere bir bilinçle yonttuğu, şekillendirdiği ve roller biçtiği Tanrı objesi, aslında bilakis kendi
Edebiyat
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202527,9bin okunma
Bir kadının hikayesi dolayısıyla kimyanın bir meselesi
7/10
·416 syf.··
2025 1. kitabı
Kimyager Elizabeth Zott, erkeklerin tartışmasız baskınlığı bulunan bilim alanında yer almak, çalışmalar yapmak istemektedir. Bunun için ise kendisinden her şeyi alttan alması, aynı işi yapsa bile daha az maaş alması ve belki de en kötüsü daha çok gülümsemesi beklenmektedir. İdealist biri olan Elizabeth için şartlar yokuşa sürüklenince hayallerini bir kenara koyacak ve tesadüflerin yardımıyla da hiç beklemediği bir işi yapmak durumunda kalacaktır; bir yemek programı. Altıda Akşam Yemeği adıyla adeta bir ulusu ekranları başına kilitleyen program Elizabeth için de sesini duyurmak adına bir platform görevi görecektir. Kitabın ilk bölümü Elizabeth ve Calvin ilişkisini odağını alıyor. Uyumsuz ikilinin yaşadıkları adeta bir gençlik romanı basitliğinde seyrederken bir yandan da Elizabeth'in sorunlarını, ki sorunların odağı o kadar tekdüze ki sorun yerine erkek kelimesini kullanabiliriz, görme fırsatı yakalıyoruz. Aslında kitabın giriş bölümünde kitaptan koptum ama bir şahaser olarak niteleyebileceğim aynı adlı dizisi bana devam etme şevki verdi. Yazar Elizabeth'i yüceltmek adına herkesi ortalamanın altında zekaya sahip ve fiziksel özelliklerini ise şişman ve çirkin olarak betimlemiş. Elizabeth her yanıyla herkesten üstün olmasına rağmen dönem şartlarındaki tek eksiğinin kadın olması neredeyse her sayfada vurgulanmış. Bu şekilde ilerleyen romanın kurtarıcısı ise yemek programı kısmı olmuş. Elizabeth gerek verdiği bilimsel bilgilerle gerekse şov dünyasından olmaması sebebiyle ileri sürdüğü argümanlarıyla bu bölümlerde çok daha samimi ve gerçek bir karakter olarak resmedilmiş. Eğer benim gibi ilk bölümlerde zorlanırsanız dişinizi sıkmanızı tavsiye ederim. Ama en güzel tavsiye dizisini izlemeniz olacaktır, kitaptan ana konu ve karakter isimleri haricinde neredeyse her konuda
Bir Kimya MeselesiBonnie Garmus · Altın Kitaplar · 20233,985 okunma