Birinin acısını dinlerken dalgınlığımızın sebebi, anlatanın perişanlığına duyduğumuz merhamet değil, aynı acıyla muhattap olmamız halinde ne yapacağımızı düşünmemizdir.
Eğitimsizden ve cahilden nefret ediyorum. Kendini beğenmişten ve sahteden nefret ediyorum. Kıskançtan ve kızgından nefret ediyorum. Kabadan, sıradandan ve alçaktan nefret ediyorum. Kalın kafalı ve küçük olmaktan utanç duymayan bütün kalın kafalı ve küçük insanlardan nefret ediyorum. Yeni kitle insanlarından; arabaları, paraları, tv’leri, aptal bayağılıkları ve aptal, yaltakçı, burjuva bozuntusu sonradan görmelikleriyle bu yeni sınıftan nefret ediyorum.
Söyleyecek sözü olmayanlar, diktatörlüğü hissetmezler. Kim diktatörlükten nefret eder ve özgürlük için özgürce can verir?
Sözü olup da söyletilmeyen, derdi olup da inletilmeyen ve feryadı olup da feryat ettirilmeyen kimse…
Varılmak istenen yer de, muhalifsiz hükümet etmek… Çok düşündüm, muhalefetsiz hükümet etme isteği, devleti alet ederek, hiçbir ceza korkusu duymadan bol bol suç işleme zevkinden geliyor. Ceza görmemek güvenini sağlayıp keyfince en namussuz suçları işleyeceksin… İşte insanoğlunun düşebileceği en sefil çirkef çukuru…