Evet, insanlarda tuhaf bir hâlet-i rûhiye vardır. Bulunduklan asırdan şikayet ederler, bulundukları zamana sövüp sayarlar Sırası geldikçe her kötülüğü, her musi betı içinde yaşadıkları asr'a yüklerler. "Ah! Ne kötü zamanlara kaldık Geçen zamanlar ne iyi, ne bereketli, ne hayırlı zamanlar imiş. Şimdi mertlik yok, insanlık yok. Ahlâk yok. Bu asır cehalet asrı, ahlaksızlık asrı, menfaatperestlik asrı." diyerek, hayır ve iyilik namına ne varsa hepsini kendisinden önce geçmiş olan zamana verir Kötülük, kusur ve şerr namına ne varsa onları da bulunduğu zamana yükler. Halbuki düşünün bir kere zaman niçin kötü olsun? Zaman hep aynıdır, yüz sene önce ne ise bugün de odur Zamanda, ayda, yılda, günde kısacası üzerine yemin edilen eşyadan birinde şerr (bulunduğunu) vehvetmek büyük bir hatadır. İyilik ve kötülük zamanda değil, insanların kendilerindedir