Konu yalnızca artık tanrıların teleskop ve mikroskoptan kaçacak yer bulamaması değildir; tanrıların bir zamanlar desteklediği türden bir toplum da yoktur artık. Toplumsal birim dinsel içeriğin taşıyıcısı değil, ekonomik ve politik bir örgütlenmedir. İdealleri, dünyada göğün biçimlerini görünür kılan hiyeratik temsilinkiler değil, maddi üstünlük ve kaynaklar için zorlu ve durdurulamaz bir çaba içinde olan laik devletin idealleridir. Mitolojiyle aydınlanan bir ufuğun düşleriyle kuşatılmış yalıtılmış toplumlar, artık ancak sömürülecek alanlar olarak vardır. Ve ilerlemeci toplumların kendi içinde, her türden kadim insan ayin, ahlak ve sanat mirasının bütün son izleri tamamen yok olmuştur.
Bu nedenle, insanlığın bugünkü sorunları, artık yalanlar olarak görülen o büyük düzenleyici mitolojilerin görece kararlı dönemlerindeki insanların sorunlarının tamamen tersi sorunlardır. O zaman tüm anlam toplulukta, büyük anonim biçimlerdeydi, kendini ifade eden bireyde değil; bugün toplulukta hiçbir anlam yoktur - dünyada hiçbir anlam yoktur: her şey bireydedir. Fakat orada da anlam kesinlikle bilinçdışındadır. Kişi neye doğru hareket ettiğini bilmez. Kişi ne tarafından çekildiğini bilmez. İnsan ruhunun bilinçli ve bilinçdışı alanları arasındaki iletişim kesilmiştir ve bizler ikiye ayrılmış haldeyiz.