Şimdiye kadar, diyordu, paranın kölesiydim, bugünden
tezi yok o benim uşağım olsun. Benim durumumdakilerin
yaptıkları gibi, bir şeyler öğrenmek ve hayatın tadını
çıkartmak için, bunaklık çağına düşmeyi beklemeyeceğim.
Ceza talep ediyorum,
Bugün tok olanlara, sefa sürenlere,
Milyonların ekmeğini hangi acılarla kazandığını
Bilmeyenlere, hissetmeyenlere.
Neşeli bir yüz,
Neşeli bir gülüş görürsem
Acı çekiyorum
Zira yoksulluğa ve bilgisizliğe
Mahkûm olanlar
Gülmeyi ve neşeyi bilmezler.
Bütün dertleri,
Bütün gizli ve acı gözyaşlarını
Tokların vicdanına yüklemek istiyorum,
Ve yaptıkları her şeyin intikamını almak
Eşe dosta akıl vermek bize özgü. Akıl vermeye bayılırız. Karşımıza biri çıksın da, aman şuna iyi bir akıl verelim diye yolları gözleriz. Akıl vermeden yana bizim kadar cömert insan var mı?
Bizde, mücadeleci insanlara bayılanlar çoktur. Bunun nedenini bir zaman uzun uzun düşündüm. Ülkemizde de boğa güreşi töre olmamış. Oysa, insanlar,bir alanda azgın bir boğayla bir insanın boğuşmasından çok hoşlanıyorlar. Boğa, azmamış bile olsa, önüne kırmızı paçavra tutup, orasına burasına şiş batırıp onu ille de kızdıracaklar. Sonra boğayla insan boğuşacak. Seyirciler, boğanın yenilmesini istermiş gibi görünürler ama, yalandır. Doğrusu, boğanın dövüşçüyü parçalamasını isterler.
Bizde boğa güreşi töresi olmadığı için, onun yerine, bizim insanlarımız, mücadele edilmesini sever, mücadeleci insanlara bayılırlar. Mücadeleci insanları severler de, mücadele etmesini pek o denli sevmezler.