Kafka'yı anlatmaya nereden başlanır bilemiyorum. Kafka anlatılır mı onu da bilmiyorum. O bir öz ve yaşamış en önemli filozoflardan bir tanesidir. -belki de daha fazlası-İlk olarak onun aile yapısına mı inmeli, dilinden koparılışına mı değinilmeli (minör edebiyatın oluşumu) yoksa iktidar, yasa ve devlet üçgeninde kayboluşundan mı bahsedilmelidir? -gerçi sıranın önemi yok-
1883'te Prag’da dünyaya gelen Kafka'nın iyi bir aile yaşamı olduğu söylenemez. -özellikle-Babasıyla arasında iletişim kopukluğu olduğu bilinmektedir. Babası kendi güvensizliğini bir nevi Kafka'ya yöneltmiş; ona karşı aşırı güvensiz ve yargılayıcı bir tavır takınmıştır. Babaya mektuplarda Kafka sık sık evlenmemesini, cinsel sorunlar yaşadığını vb. belirtmiş ve bunların tek sorumlusunun babası olduğunu tekrar tekrar dile getirmiştir. Halbuki Kafka da bunların sorumlusunun kendi libidosu ve oedipus kompleksi olduğunu bilmektedir; aile burada bir nevi boyun eğdirmeyi ve itaat etmeyi simgelemektedir, bu dönüşüm kitabında da göze çarpar. Kafka'nın babası Kafka'nın işine dönmesi için çok çaba harcar ve yetkililere de yardımcı olmaya çalışır. Aynı şekilde Dava'da adı sanı belli olmayan bir amca çıkar ortaya. Bu amca figürü de Kafka'nın bilinmeyene, yasaya teslim olmasını ve itaat etmesini söyler. Üçgenlerin çeşitlenebileceğini söylemiştim. Aslen avukat olan ve belirli bir süre bürokrasinin içerisinde görev yapan Kafka, bürokrasinin işleyişini ve çarpıklığını çıplak gözle görebilmiştir. -özellikle yasayı-
Kafka'nın yasası tekildir. Hiç gerçekleşmese bile yasanın geneliyle -özüyle- bağlantı kuran bir tekillik yasası, bu yasa arzunun nesnesi yani Jacques Lacan’ın Objet Petit A’sıdır, ulaşılmazdır, ancak ölüm gibi bir kavram ile sonuçlanır ona ulaşma. Dava'da bilinmeyen bir dava ile yüz yüze olan Josef K. konu