Neden sustuğumuzu bilmiyorum ama o an telefondaki sessizlik ikimizden doğmuyormuş gibi geldi bana. Sessizlik kılığına bürünmüş başka bir şey vardı sanki, aramızda, öylece duruyordu.
Ankara-Denizli arasında geçen; aile bağı, komşuluk akrabalık ilişkileri, fedakarlık, köy havası, dağlar, yollar ve türkülerle bütünleşmiş duygusal bir baba oğul ve aile öyküsü...
Soluksuz okuyacağınız güzel bir eser.
Ayrıca kitapta Zaralı Halil türkülerinin de geçmesi Zaralı olduğumdan güzel bir sürpriz oldu benim için :)
Kimse tarafından korunmayan, kimse için değerli olmayan, kimsenin merak etmediği, hatta sıradan bir sineği bile iğneleyip mikroskopla inceleyen bir doğa gözlemcisinin dahi asla ilgisini çekmeyen bir varlık yitip gitti.
Bir an sanki rüzgar boğazına bir şey getirip tıkamış gibi geldi ve eve tek bir kelime edecek gücü kalmamış bir halde ulaşabildi. Her yanı şişmişti, kendini yatağına zor attı. İşte gerektiği gibi yapılan azarlamalar bazen bu kadar sert olabiliyor!