Türkiye’de Erişkin Dehb hakkında kapsamlı bir kaynak olmuş. Araştırma inceleme türünde.
İçinde
1. Erişkin Dehb nedir?
2. Dehb’in yaşam sürecindeki ana belirtileri
3. Dehb hakkında öne sürülen görüşler
4. Erişkin Dehb nasıl anlaşılır
5.Dehb yaygınlığı
6. Dehb Etiyolojisi
7. Dehble birlikte görülen psikiyatrik sorunlar
8.Dehb’in tedavisi
9. Dehb’in kuramsal ele alınışı
10. Dehb tedavisinde psikoterapi hangi durumlarda kullanılır
11. Dehb ve yürütücü işlev becerileri
12. Dehb’in yaşama yansımaları
13.Dehb ve Beden
14. Dehb denilince akla gelen sorular
Çalışma kâğıtları, öneriler, film, podcast ve YouTube kaynakları yer alıyor.
İnsanın tanrıyı sonsuza dek beklediği çağımızda, hayatın anlamına dair bu arayış, insan olmanın getirisi olan ortak şaşkınlığımız karşısında duyulan bir şefkatle doludur.
Son dönemde sıkça gördüğüm ve dikkatimi çeken bir kitaptı. Zaten psikoloji kitapları mesleki olarak da dikkatimi çeker.Beğeneni olduğu kadar beğenmeyen de fazla.Yine de bir şans vermek istedim.
Yazar kitabın, kendisi gibi depresyonda olan insanlara yalnız değilsiniz demek için yazıldığını belirtmiş. Ancak okumaya başladığımdan itibaren depresyondan ziyade güvensiz bağlanmanın kaçıngan bağlanma tipini gözlemledim. Her satır bangır bangır ben bağlanma sorunu yaşıyorum ve tüm sorularım buradan kaynaklanıyor diyor. Terapi nasıl yanlış başlar ve yanlış devam ederim örneğini okudum, tüm kitap boyunca. Mesela hiç bir terapist karşısına ben depresyondayım, distimiyim diye elinde tanıyla gelen bir danışana evet galiba oylesiniz demez. Öyle bile olsa. Ya da sürekli kişi hakkında yorum yapmaz, sorular açık uçlu sorulur ki danışan kendi ve hayatı ile ilgili ipuçları versin. Yardım kaynağını yine kendi hayatından bulabilsin. Tabi bu kitap bize oldukça kısıtlı bilgiler veriyor ancak insan da çok eksik ve hata var, duygusunu ve düşüncesini engelleyemiyor.
Kısacası okunsa bile bana bir faydası dokunur mu, düşüncesi ya da inancı ile okunacak bir kitap değil. Depresyon nedir, nasıl başa çıkılır, bu insanlara nasıl davranmalı gibi cevaplar da yok. Yok denecek kadar az, en azından.
Değişiklik, farklılık olsun; kafam dağılsın diyorsanız okunabilir bir kitap. Çok kötü değil ancak beklentiyi karşılayacak (vaad edileni sunan) bir kitap da değil.
Kitap üç ana başlıktan oluşuyor. İlk kısmında yazar toplama kampında yaşadıklarını anlatıyor, hep böyle devam edecek zannedip kitapla ilgili hayal kırıklığına uğruyordum ki 80 sayfadan sonra beklediğim şekilde daha gözlemci bir üslupla akmaya başladı. İkinci ve üçüncü kısımda gözlenen vakalar daha bilimsel bir şekilde ele alınıyor.
Kitabı bitirdiğimde "insan neden anlam arar ve hayata nasıl anlam yükleyebilir" gibi soruların cevaplarını gerçekten aldım.
Psikoterapi ve logoterapi nedir, farkları nedir? bunları öğrendim.
Logoterapide kullanılar "tezat niyet" tekniğini öğrendim.
Bitirdiğimde mutlu hissettiğim ve faydalı olduğunu düşündüğüm bir kitaptı.
.
Geçmişi hayattan sayma, geçmiş geçti artık! Geleceğe de hayattan sayma, geleceğe ya ulaşılır ya da ulaşılmaz. Peki, ‘Hayat nedir?’diye sorucak olursak; yaşam şu anda, benim gözümün içine baktığın andır. Hayat şu anda beni dinlediğin zamandır. Hayat şimdi, şu yazıyı okuduğun andır. Sen onun kıymetini bilmeye bak.