Semra Beynel

Bazı oyun terapistlerinin amacı, “çocuğun konuşmasını sağlamak” tır. Bu durumda genellikle terapistin kendi endişe veya rahatsızlık durumunu ve çocuğun konuşmasını sağlayarak kontrol altında tutma ihtiyacını ortaya çıkarır. Terapi, bir konuşma tedavisi ile sınırlı değildir. Eğer bir konuşma tedavisi varsa neden bir oyun tedavisi olmasın? Oyun terapisi sadece sözel davranışa değil, çocuğun toplam davranışına cevap verme fırsatı sunar.
Sayfa 12
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Terapi yolculuğu danışanlar için kolay olsaydı, oldukça çok sayıda insan terapi görürdü. Oysa terapi yolculuğu, acılarımızla yüzleşme cesaretini talep eder. Bu cesaret en çok terapistin de yardımıyla ortaya çıkar ve sürdürülür. Danışanınızla son derece dürüst bir biçimde “Bu yolda size olması gerektiği gibi eşlik edeceğim,” demeniz yeterli...
Sayfa 55
EMDR terapisi dışında daha farklı psikoterapi eğitimi almış uzmanlar; sadece mevcut işlevsiz düşüncelere odaklanma, işlevsiz davranışların altında yatan etiyolojik olayları görememe, mevcut tetikleyiciye hızlıca odaklanma (Leeds, 2009), bolca konuşarak farkındalık geliştirmeye çalışma, danışanı anlama ve dinlemeye çok odaklanarak formülasyonu oluşturmayı öteleme gibi hatalara düşebilirler. Bu da eski anıların bu anıları beslemesine ve rahatsızlığın sıklıkla düşmemesine neden olabilir.
Sayfa 42
“EMDR terapistinin duruşu yargılayıcı değildir, destekleyicidir ve danışanın klinik şikâyetlerinin, danışanın günlük yaşam talepleri tarafından tetiklenen, yeterince işlenmemiş anılar tarafından yönlendirildiğini anlar.”
Sayfa 35
İlgilendiğim bir hastanın, beyninin arka tarafındaki kan dolaşımında oluşan bir tromboz, beyninin görsel bölümlerinin anında harap olmasına yol açmıştı. Bundan dolayı hasta tamamen kör oldu ama bunu bilmiyordu. Görmediği belliydi ama hiçbir şikâyeti yoktu. Testler ve araştırmalar bize bu hastanın sadece kortikal olarak kör olmakla kalmayıp, tüm görsel imgeleri ve anıları da kaybettiğini hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterdi. Bütün bunlara rağmen onda bir kayıp hissi yoktu. Aslında görme kavramını, düşüncesini kaybetmişti. Sadece bir şeyi görsel olarak tarif edememekle kalmıyor, “görmek,” ışık gibi kelimeleri kullandığımda da şaşkına dönüyordu. Temelde, görsel olmayan bir varlık haline gelmişti. Görmeyle ilgili imgelerin kaybolması yüzünden tüm hayatı çalınmıştı. Felcin ardından tüm görsel hayatı bir daha geri getirilemeyecek biçimde silinmişti. Bu çeşit bir görsel amnezi; deyim yerindeyse körlüğe kör, amneziye amnezik olmak, görsellikle sınırlandırılmış tam bir Korsakov sendromudur.
Sayfa 60