"Bazen bir makas sesi, binlerce çığlıktan daha gürültülüdür. Psikopatolojide radikal bir saç kesimi, sadece bir stil değişikliği değil; çoğu zaman Disosiyatif Füg benzeri bir kaçışın veya ağır bir Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) etkisinin bedensel dışavurumudur.
Ruh, taşıyamayacağı kadar ağır bir yükle karşılaştığında, savunma mekanizmaları devreye girer. Kişi, zihnindeki o karanlık odayı kilitleyemediğinde, müdahale edebileceği en somut şeye, yani kendi görüntüsüne saldırır. Bu, patolojik bir "yeniden doğuş" arzusudur; ancak bu doğum, sancılı bir kopuşla gerçekleşir.
Neden mi?
Hayatındaki kaosu yönetemeyen birey, saçlarını keserek "Hala kendi üzerimde mutlak bir otoriteye sahibim" mesajını kendine kanıtlamaya çalışır. Bu, içsel bir yıkımın fiziksel restorasyon çabasıdır. Saçlar, yaşanmışlıkların ve travmaların hücresel bir arşivi gibidir. O makas darbesi, aslında geçmişin hayaletlerinden kurtulmak için yapılan sembolik bir amputasyondur.
Bazen aynadaki yüze tahammül edememek, o yüzün bir parçası olan saçı feda etmeyi gerektirir. Eski benliğe ait ne varsa dökülsün istenir; çünkü o saçlara dokunan eller artık yabancıdır."
| Psk. Dilara Çetin