Ebru

Dini herkesin vaaz vererek başkalarını yargıladığı bir zeminden çıkmadıkça gönüllere dokunamayız. Öyle ki, bu bağırma yazıda bile kendini belli ediyor. Ve insan gönüle konuşamadığı için bağırır. Anlamak yerine yargıladığı için bağırır. En önemlisi kendisini en doğru, başkalarını en günahkar gördüğünü için bağırır. Keşke bu hitabı bir bırakabilsek..
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Masumiyeti ararız, içinde en büyük saflığı o barındırır çünkü. O masumiyet bizi kendine çeker.Bunu daha çok doğada buluruz çünkü kendi doğasından sapmadan bize rağmen ayakta kalmaya çalışan belki de tek şey o hala. O yüzden doğada tefekkür etmek insanın içini huzurla kaplar. Bizden eksilene bir nebze ulaşma hissi yaşarız. Çünkü insan olarak kendi fıtratımızdan o kadar uzaklaşıyoruz ki fark etmeden, toplumun normallerinin içinde boğulduğumuzu anlayamıyoruz. Doğrular, yanlışlar, hak ve sorumluluklar kadar hızlı değişiyor ki benliğimiz hangisine adapte olacağını şaşırıyor. Keza bu normları oluşturanlar modernizm dediğimiz, nefsi ön plana alan topluluklar. İçimizde kocaman bir boşluk ile sürekli bize iyi gelecek olanları arıyoruz ama yine onların önerilerinde bunu yaparken buluyoruz. Hep aynı döngüde savruluyoruz. Aslında kendi ruhumuza dönüp asıl neye inandığımızı sorup, onunla ne kadar uyumlu olduğumuzu tartabilsek yol bize görünecek. Gerisi bizim gayretimiz. Ve üzen kısım, kendi değerlerimize biz inanmadığımız sürece çocuklarımızın inanmasını beklemek de beyhude olacaktır.
Psikoloji
Geçmişin çetelesini tutmaktan vazgeçtiğimiz, şu an ve şimdiki yaşın güzelliklerine odaklanacağımız bir karar almak gerekiyor; mutluluğun kapımızı çalması için. Çünkü gerçekten hayat bir zaman çizgisi ve geriye insanın elinde güzellikler kalıyor.
1000Kitap
Derin bir ilişki, ötekine kendini bırakabilmeyi içerir. Kendini açabilmek, içerideki yaraları gösterebilmek, karşıdakinin yaralarına bakabilmek, gerekirse bu yaralara dokunabilmek; kendini ötekine bırakmak demektir.
Alıntı
Sevilmek duygusu insana inanılmaz bir güç verir. Hele de bu duyguyu hayatımızda nadiren tattıysak. Sınamak istercesine sınırları zorlamak isteriz, tıpkı bir çocuğun annesinin merhametini sınaması gibi. Lakin sorun bizler bir çocuk değiliz ve karşımızdakiler ebeveynimiz değil. Sevilme hissimizi kırmadan, yıpratmadan, gördüğümüz değerin bize yaşattığı duyguyu karşımızdakine da tattırmayı niyet edinerek bir ilişki inşa edebiliriz. Temeli sağlam, tasarımı güzel, güvenli ama iki kişinin de bu hisleri hissettiği ev ancak bir yuvaya dönüşebilir. İçimizdeki o küçük alıngan ve küskün çocuğun diyetini yanlış kişilere ödetmemeniz dileğiyle..
1000Kitap