Her şey yolunda giderken vedalar ne kadar yumuşak ve nazikti. Güneş batarken geride kızıllığını bırakıyor; sabah olurken ay, gökyüzünü hemen terk etmiyor; kış mevsiminin hoyratlığı, ilkbaharla yumuşuyor; yaz mevsiminin ateşli cömertliği, sonbaharla duruluyordu. Bu incelikli öngörülebilirlik ne kadar da güven veriyordu.
Doğru yolu bulmak ve takip etmek için bir şeyin peşinde mücadele edemeyecek kadar tembelim. Bunun yerine kendimi sarmak için eski örtülerime teslim oluyorum.
Madem ki karanlık sarmış etrafımızı;
Dönelim yüzümüzü aydınlığa.
Katlanalım sıkıntılara;
Bolluk ve berekete minnettar olmak için.
Mutluluğun tadına varalım diye verilmiş acı bizlere.
Ölüme meydan okuyalım diye verilmiş hayat bizlere.
Bu odayı ya da bu müziği biz istemedik.
Ama madem ki buradayız;
Hadi öyleyse dans edelim.
11.22.63