Kitabı bir günlüğün sayfalarını çevirir gibi okumak, Charlie’nin iç dünyasına ve zihnine doğrudan ortak olmamı sağladı ve hikayenin içinde yaşadım diyebilirim.
Beni etkileyen bir kaç noktadan spoiler olmadan bahsetmem mümkün değil;
Algernon’a Çiçekler, okuyucuyu derin ahlaki sorgulamalarla baş başa bırakan etkileyici bir yapıt bence.Beni en çok etkileyen, Charlie’nin zihinsel gelişimiyle birlikte, geçmişte gözünde büyüttüğü ve "dahi" ilan ettiği insanların aslında ne kadar sıradan, kusurlu ve kompleksli olduklarını fark etmesiydi. Bu durum, günümüz toplumundaki bazı sözde aydınların yapaylığıyla yüzleşmek gibiydi.
Kitap boyunca Charlie'nin çocukluk travmalarının izini sürerken, geçmişin gelecekteki tepkilerimizi nasıl kaçınılmaz şekilde şekillendirdiğini de hatırlıyoruz.
Üstelik Charlie, üstün bir zekaya eriştiğinde her sorunu çözebileceğine inanan iyi niyetli bir karakter. Ancak karmaşık ahlaki çıkmazlarla karşılaştığında, üstün zekasının bile çaresiz kaldığını görüyoruz. Tam da bu noktada zeka, vicdan ve ahlak arasındaki o görünmez bağı sorgulamaya başlıyoruz.
Akademik olarak zirvede olan bilim insanlarının, Charlie'ye bir "insan" değil, sadece bir "deney nesnesi" gibi yaklaşması ise sarsıcı bir empati yoksunluğunu gözler önüne seriyor. Charlie’nin bu durumu hazmedemeyip kendi varlığını ve insanlığını savunma mücadelesi gerçekten hayranlık uyandırıcıydı. Her açıdan sorgulatan, zihni zorlayan ve derin izler bırakan muazzam bir romandı. Kesinlikle tavsiye ediyorum, iyi okumalar diliyorum.