“ Yani genç ilişkinin hayatında kendi ailesinden geçirdiği halledilmeden kalmış sorunlar halledilmeyi bekleyip durur. Bu nedenle erişkinlik hayatındaki ilişkilerde de aynı ilişki dinamikleri yeniden sahneye konulur. Bu halledilmemiş konular, bir ilişkiye saplanıp kalma ya da ebeveynden kopamama olarak da anlaşılabilir bir anlamda. Ya anneye bağlıdır birey ya da babaya, tabii patolojik anlamda. Bu tür çözülmemiş bağlanmalar çocuğun gereğinden fazla ya da az ilgi ve sevgi görmesi ile ortaya çıkar. İlginin gereğinden fazla gösterilmesi çoğunlukla çocuğun anne ya da baba tarafından eşi yerine geçirilmesi ile olur. Sonuç olarak ilgi, sevgi ve şefkatin çok veya az gösterilmesi, erişkinin eşiyle olan ilişkisinde kendi ailesinde eksik kalan şeyi tamamlayabilmesi için o ilişki dinamiğini yeniden sahneye koymasına neden olur. Eşine annesi ya da babası yerine koyar ki eksik kalanı tamamlasın ve anne babadan kopma gerçekleşebilsin artık.”