Ne korkunç bir nefret, diye düşündü Crysania ve şimdi kendine çok yakın olan gözlerin derinliklerine baktığında aniden her şeyi kavrayıverdi. Ne korkunç bir sevgi!
Sen ışığa bakmıyorsun, önünde duruyorsun. Önüne düşen gölge, kendi gölgen. Bir daha ancak karanlık tarafından kör olunca açık açık görmeye başlayacaksın...
Tapınak kötülüğü kökünden kazıyıp atıyor mu? Yoksa, gece evde yalnız kalmış, karanlığı uzak tutmak için mum üstüne mum yakan çocuklar gibi miyiz? Karanlığın da, biz bunu anlayamasak da, bir nedeni olduğunu görmüyoruz. Böylece, sonunda, kendi dehşetimiz içinde evi yakıp kül ediyoruz!