Margaret Weis

Margaret Weis

Yazar
8.7/10
1.104 Kişi
·
3.177
Okunma
·
92
Beğeni
·
3834
Gösterim
Adı:
Margaret Weis
Tam adı:
Margaret Edith Weis
Unvan:
Amerikalı Fantastik ve Bilimkurgu Yazarı
Doğum:
Missouri, ABD, 16 Mart 1948
Margaret Weis, 16 Mart 1948 tarihinde Independence, Missouri'de dünyaya geldi. 1984 yılında Tracy Hickman'la birlikte yazdığı Ejderha Mızrağı Serisi ile tanınmaktadır.

Weis, 1970 yılında yaratıcı yazarlık bölümünden mezun oldu. Weis ilk olarak küçük bir yayınevinde çalışmaya başladı ve burada editör oldu. 1972-1983 yılları arasında Herald Yayınevi'nde reklam direktörü olarak çalıştı ve ardından Herald Yayınevi'nin alt şirketlerinden biri olan Independence Yayınevi'nin müdürü oldu. 1970li yılların sonu, 1980li yılların başında Weis, çocuklar için birçok kitap yazdı. 1983 yılında Weis TSR Inc'e oyun editörü olmak üzere başvurdu. TSR bu pozisyon için yazarı geri çevirdi, fakat kitap editörü olarak işe aldı.

Overlord (Derebeyi) Projesi' olarak bilinen ve bir roman ve üç modül yazılmasını içeren görevlerinden birinde iş arkadaşı olan Tracy Hickman ile birlikte hikayenin taslağını çıkararak, kitabı yazması için bir yazar tuttular, fakat bu işe yaramadı. İşte tam bu sıralarda Weis'in kendi sözleriyle "Tracy ile kendimizi bu işe o kadar çok vermiştik ki, bu kitabı bizim yazmamız gerektiğini hissettik." Hikayenin yazıya dökülmesinin ardından Overlord Projesi, Ejderha Mızrağı olarak bilinen ve tüm dünyada tanınan bir kitap serisi haline geldi.

Fantastik kurgu yazarı olarak bilinen kariyeri ve ününün aksine, Weis fantastik kitaplar okumadığını belirtmiştir. Güney Wisconsin'de ambardan çevrilen bir evde yaşamaktadır.
577 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
LOTR okuduğum izlediğim zaman duyduğum heyecan ne ise bu seri için de aynısını hissettim..
Mükemmel bir kurgu, yaratılan evren harikulade!
Kitabın ön kısımları kurguya girmek için emek istiyor, ancak sonları.. Aman Tanrım ben ne okudum dedirtiyor insana!
Fantastik severlerin en iyi ilk 5inde yer alan bir seri.
İthaki sağolsun baskısı yok artık. 7 ciltlik bir seri.
Sahaflardan ordan burdan bulup okuyun..
Pdfsini de yoruma atıcam..
Hala kalbim güm güm atıyor, öyle güzel bir seriye başlamanın mutluluğunu yaşıyorum :)

Spoiler falan yazmicam, merak edin :))

Vay anasını sayın seyirciler..
Ben 2. Kitaba koşar (:
Tracy Hickman Margaret Weis
426 syf.
·7 günde·9/10
Yepyeni bir fantastik seri, yepyeni karakterler ve olaylar... Margaret Weis ve Tracy Hickman'ın ortaklaşa kaleme aldığı Ejderha Mızrağı Destanı serisinin ilk kitabı Güz Alacakaranlığının Ejderhaları bize bir fantastik kitaptan beklenebilecek tüm unsurları vadediyor: kitabın adından anlayabileceğimiz üzere ejderhalar, pegasuslar, elfler, cüceler, büyüler, aksiyon dolu olaylar ve daha birçok şey... Daha önce de listemde olan ancak hacmi nedeniyle bir türlü başlayamadığım seriye erkek arkadaşımın ilk kitabı alması, okuması ve beğenmesi üzerine ben de başladım, bitirdikten sonra ise iyi ki okumuşum dedim. Hacimli demişken Krynn isimli kocaman bir dünyada geçen bu seri diğer birkaç yazarın da bu evrene dair yazdığı kitaplarla birlikte yaklaşık elli kitaptan oluşuyor, tabii kendi içinde serilere bölünerek ve bu serilerin nasıl okunacağının sıralaması da internette mevcut. Bu kocaman dünyaya Güz Alacakaranlığının Ejderhaları ile adım attım ve macera dolu bir evrenin kapısını aralamış oldum.

Kitabımız eski dostlar Tanis, Flint, Tass, Caramon, Sturm ve Raistlin'in Solace'ta bulunan Son Yuva Hanı'nda beş yıllık bir aranın ardından tekrar bir araya gelmeleriyle başlıyor. Handa elinde kristal bir asa taşıyan Altınay ve sevgilisi Nehiryeli ile tanışan eski dostlar bu asanın başlarına açacakları sıkıntılardan bir haber. Ta ki bölgenin Yüksekamiri'nin içeri girip asayı zor kullanarak almak istemesi ve goblinlerin saldırıları sonucunda Solace'tan uzaklaşmak zorunda kalacakları ana kadar. Kadim Tanrıların insanlardan uzaklaştığı, insanların yeni Tanrı arayışlarına girdiği o günlerde kötülük yavaş yavaş yükselmeye başlıyor, gezginlerin amacı ise bu durumun önüne geçmek, ama bunun için kötü Tanrılara, ejderhalara, ejderanlara kadar birçok düşmanla karşı karşıya gelmeleri gerekiyor.

Serinin bu ilk kitabına başladığımda fantastik kitaplarda her zaman yaşanan bir durumu yaşadım. Çok sayıda karakter olması isimlerin zaman zaman karışmasına neden olurken, yepyeni bir dünyada yaşanan ilginç olayları anlama noktasında sıkıntı yaşayabiliyorsunuz. Bunun ardından ise yani tüm bunlara alıştıktan sonra Güz Alacakaranlığının Ejderhaları sürükleyiciliğinin de etkisiyle oldukça rahat okunabiliyor. Kitapta genel konu olarak karşımıza çıkan Kadim Tanrıların insanlarla bağlarının kopması ve insanların Yeni Tanrılar arayışına girmeleri durumunu da çok beğendiğimi söyleyebilirim. Bu kitapla ilgili sevdiğim bir diğer şey kitabın karakterleri oldu. Özellikle Raistlin isimli bir karakter var ki bu karakter okuduğum kitaplardaki en gizemli ve dikkat çekici karakterlerden biri. Yorumlardan da okuduğum kadarıyla Raistlin gizemini daha çok çok uzun zaman sürdürecek. Kitap karakterlerinden bahsetmişken yukarda bahsettiğim isimlerden Tanis bir yarı elf, Sturm bir Solamniya Şövalyesi, Flint cüce, Tass kender, Raistlin büyücü, Caramon ise Raistlin'in kardeşi ve savaşçı bir insan. Karakterlerden bahsetmemin nedenlerinden biri Yüzüklerin Efendisi serisinin neden bu alan için bir mihenk taşı olduğunu göstermek. Cüce, büyücü bunları dışarda bırakacak olsam da Tanis dediğim gibi bir yarı elf ve bu, yazarların Tolkien'den ne denli etkilendiklerinin göstergesi; aynı şekilde daha da dikkat çekicisi Kender ırkı çünkü anladığımız kadarıyla bu ırk çok yakından tanıdığımız bir diğer ırka benziyor, Tolkien'in hobbitlerine. Güz Alacakaranlığının Ejderhaları'nda sevmediğim nokta ise bazı kısımlarda olayların çok fazla aynı şekilde sonuçlanması oldu, örnek vererek anlatamasam da aynı olayların birden fazla kez tekrarlanması zaman zaman hep aynı döngü dedirtmedi değil ancak buna da nazar boncuğu diyeyim dedim.

Sonuç olarak upuuuuzun soluklu olan bu serinin ilk kitabını okudum ve beğendim, Güz Alacakaranlığının Ejderhaları seriye güzel bir başlangıç diye düşünüyorum. Birkaç haftalık bir aranın ardından serinin ikinci kitabı olan Kış Gecesi Ejderhaları'nı okuyacağım. Raistlin ve dostlarının başına neler geleceğini ve Krynn evreninde yaşanacakları bir hayli merak ediyorum...
512 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Ölüm kapısı serisinin 3. Kitabını da bitirmiş bulunmaktayım.
Öyle mükemmel bir seri ki, üzerine konuşulabilecek çok sözüm olmasına rağmen suskun kalmayı tercih ediyorum.. Tadı damağımda kaldı. Üzerimdeki etkisi birkaç gün daha devam etsin, incelememi güncellerim..
Fantastik severlerin okumadan ölmemesi gereken bir seri.. Net.
Kurgusu, işlenişi, dili muazzam..
7 kitaplık bir seriyi ortaladık, 4 Kitap kalmasının üzüntüsü var, hiç bitmesin isterdim..
Kitabın pdfsini yorum olarak ekliyorum, diğer kitapları da eklemiştim, baskısı yok sahaflarda bulursanız kaçırmayın..
Muazzam..
Margaret Weis Tracy Hickman
%32 (127/408)
·Puan vermedi
Krynn'de renkli renkli ejderhalar var; komik olmaya çalışan cüceler, komik kenderler, asil elfler var, ve ikizler, büyücüler . Krynn'de hikâyeler yok ama, ilgi çekebilen hikâyeler yok, birinci kitaptaki hikâyesi yavanlıkla sürüyor hissi veren bir tekrar hissi var. Bu kitabı belki bu yaşta değil, ergen yaşta, ilk genç yaşta okumak gerek. Başka bir evrende her şeyin bu kadar tanıdık gelmesi hissini yenememek de bundan tabi. İlk kitapta acemisiydim, gençken okumamıştım; ama şurası kesin, drizzt do'urden'ın yakınından, kenarından köşesinden geçemez bu karakterlerin hiç biri. Drizzt dediğim de, ilk üç kitabını diyorum. Gerisini okumaya çalıştığımda her yanı kılıç sesleri, bitmek bilmeyen kavgalar sarmıştı, ilk üç kitaptaki özgünlük, derinlik kaybolup gitmişti. Galiba witcher'a dönmek gerek.
624 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Ölüm Kapısı Serisi 5/7

HA Rİ KA Ö TE Sİ
BİR SERİ (:

Serinin 5. Kitabı ve ilk 4 kitapta tanıtılan 4 farklı diyarın bir nevi giriş niteliğinde olduğu, 5. Kitapla serinin şaha kalktığını belirtmeliyim.
Kurgulanan evren harikulade, kelimelerle anlatmam imkansız..
Fantastik severlerin, eğer hala okumadıysanız, çok şey kaçırdığı, malesef ki baskısının olmadığı bir seri.
İthakiye tekrar basması konusunda baskı kuruyoruz, editörlerini oldukça darladım :)
Ne diyebilirim ki,
Kaldı 2 kitap
Ve bitmesin diye kıyamayarak azar azar okuyorum..
Kral katili güncesinden sonra, beni en çok heyecanlandıran seridir ;)
Kitabın epub'ını yorum olarak ekliyorum

Vay be, ben ne okudum :)))
Margaret Weis Tracy Hickman
416 syf.
·23 günde·10/10
Ejderha Mızrağı serisi ister istemez bütün fantastik seriler gibi Yüzüklerin Efendisi serisiyle karşılaştırılıyor. Henüz o seriyi okumamış olanlar için- benim gibiler yani- güzel sayılabilecek bir seri gibi duruyor. Ancak çok da yeni ya da değişik birşey yok sanki: elfler, cüceler, büyücüler, iyiler, kötüler. Ağır ağır, keyfine vara vara; arada ne oluyordu unutarak okudum. Krynn adında yeni bir evrendeyiz. Burada da kötüler herşeyi ele geçirmek ve yok etmek istiyor. İyiler de ne yapsın, mücadele edip iyiliğin kazanması için uğraşıyor. Fantastik kitapların en güzel yanı bu dünyadan uzaklaşmamızı sağlaması. Okurken de iyi edebiyat dediğimiz eserlerden beklediğimiz şeyleri bir kenara koymamız gerekiyordur belki de. Daha çok başka bir dünyada, başka maceralarla var olabilmek için bir kaçış yolu gibi düşünmek gerekiyor kimbilir . Bu sefer dünyayı ve insanı anlamak için değil, sadece uzaklaşabilmek, unutabilmek, başka birisi veya birileri olabilmek için. Ejderha Mızrağı serisinin ilk kitabı olarak Güz Alacakaranlığını Ejderhaları oldukça iyi bir başlangıç kitabı gibi göründü bana. Pek aksamayan bir ritm, ilginç olabilen karakterler ve özellikle de alışageldiğimiz karakterlerin dışında kalabilen Raistlin, orijinal Tas, ve kitabın sonlarındaki kısa ömrüne rağmen trajik hayatıyla Malfleur akılda kalabiliyor. Kitabın dili aceleye gelmeyen, karakterlerinin psikolojileri üzerine çok da eğilmeyen ama vasat olabilecek bir çizgiden de uzak duran bir tarzda ilerliyor. Mizah da bu dil ve anlatımın bir parçası ve zorlama hissi vermiyor.

İyi okumalar...
552 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Ölüm Kapısı Serisi 4. Kitabı Yılan Büyücüsü

Seri, bugüne kadar okuduğum tüm fantastikleri de dahil ederek söylüyorum, muazzam.. Listemde 2. Sırada.. (Kral Katili Güncesini 3.kitabı çıkmadığı halde geçen olmadı hala :))

7 kitaplık bir seriyi yarılamış bulunuyorum, ilk 2 kitabı giriş niteliğinde olsa da 3te hız kazandı, 4te ise uçtu gitti..
Haplo, bu kitapta dört dünyanın sonuncusu Chelestra'da deniz alemi halkını buluyor.
Haplo, Nexus Lorduna itaatsizlik etmeye cesaret edemese de, nefret ettiği Sartan'ların farklı yüzlerini görüyor.
Sonlara doğru Alfred'in Labirente gönderilme cezası sırasında yüreğim burkuldu.
5. Kitaba geçmemek için kendimi zor tutuyorum.
Fantastik severlerin okuması gereken kallavi serilerin başında geliyor. Baskıları malesef yok, tekrar basılma ihtimali de yok..
Yorum olarak kitabın pdfsini bırakıyorum, halka hizmet ;) (bassalarmış alla alla)
Lütfen bu evrenden mahrum kalmayın, Epik Fantastikler LOTR ve GOT'tan ibaret değil ;)

Muazzör yazarlara da alkış Margaret Weis Tracy Hickman

Vay bee yine dört köşeyim keyiften (: şu hissiyatı için bile okunur ;)
440 syf.
·10/10
Kitaplarda en sevdiğim ikizleri iç dünyalarını çocukluğundan itibaren bir kitap. Serinin en ihtiraslı , en zeki ve en yetenekli kişisi olan Raistlin'nin iç dünyası üzerine geniş bilgi veriyor. Raistlin fantastik dünyada görebileceğiniz en ilginç karakterlerden biridir. Fiziksel olarak zayıf ve hasta olarak dünyaya gelip de nereleri başardığını görseniz hayret edersiniz. Tatkaçıran(spoiler :D) bilgi vermemek için burada kesiyorum. Sadece bir uyarıda bulunayım. Bu kitabı okursanız 52 kitaplık dünyanın içine girmek isteği bulunabilirsiniz(Ben yaklaşık 35 tanesini okudum. :D). :D Gerçi seride birbirinden güzel ve farklı karakterler var ama neticede 52' kitap. Şahsen ben pişman değilim. :D
448 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Kendi türü arasında sürükleyici olmamakla suçlanan bu serinin hikayesi ve içinde barındırdığı duygu bence çok fazla. ilk kitaptan bi süre sonra başlayan hikayemiz(aradaki zamanı da başka bir kitapla kapatmışlardı ancak ülkemizde yeni baskısı yok "Cüce Derinlikleri Ejderhaları" olması lazım) Sakin ama ilgi uyandırıcı şekilde başlıyor. Kitap boyunca sürekli bir aksiyon olmadığı gibi sürekli bir sakinlik de yok. Hatta aksiyon olacak dediğiniz an bir şey olmadan da bitebiliyor. Hikaye tahmin edilebilir değil ve en önemlisi kitabı okurken gözünüzün önünde film gibi canlanıyor(en azından bende öyle oldu). Kitabın en can alıcı noktası ise sonu idi. Resmen iyi bir şey var ama sevinemiyorsun aksine üzülüyorsun. Ve de o bırakılan bilinmemezlikler, şimdi ne olacak?, ona ne oldu acabalar ile büyük bir dizinin sezon finali gibi bitiyor. İlk kitabı daha sürükleyici olmakla beraber şunu belirtmeliyim ki Ejderha Mızrağı serisi içerdiği hikayeler ve duyguyu anlayarak okunmalı; sürekli bir aksiyon veya "e hadi bişeyler olsun" havasında okunmamalı. --Huzur içinde yat cesur şovalye--
496 syf.
·23 günde·9/10
Ejderha Mızrağı Destanı’na başlama konusunda serideki kitapların sayısı başlangıçta gözümü korkuttuğu için tereddütlerim vardı. Fakat serinin kendi içinde ikilemeler ve üçlemeler şeklinde okunabilmesi endişemi yok eden bir durum oldu. Böylece Tsundoku Eritme Listesinde uzun zamandır yer tutan bir kitaba başlamış oldum.

Karakterlerin birbirinden ayırıcı yetilere ve kişiliklere sahip olması okuyucuya güzel bir perspektif sağlıyor. Elbette acil durumlarda da işlevli bir durum oluşturuyor. Özellikle Flint (cüce) ve Tass (kender) arasındaki bağ benim çok hoşuma gitti. Raistlin’in gizemli tavırları zaman zaman canımı sıksa da ekibin geri kalanının bir türlü güvenmemesi beni epey sinirlendirdiği için onu da sahiplenmiş olabilirim bir tık. Nehiryeli’nin karakter gelişimini de ekstra sevmekle birlikte Altınay’ı hayli itici bulduğum zamanlar oldu. “Açılın ben doktorum,” serzenişinin bu evrendeki hali gibi adeta. Gerçi işlevli olduğu sürece bir problem yok tabii :D

Kurgudaki olay akışları başlangıçta hayli ilgimi çekti. Rahatsız eden tek etmen bazı noktalarda kolay kaçışların uygulanması ve kayıp vermemek konusundaki çabaydı sanırım. Bir serinin ilk kitabında böyle bir şeye gerek yoktu elbette fakat dozajı da ona göre ayarlamak iyi olabilirdi gibi. Bunun dışında karakterlerin diyalogları ve konuların üstünün kapatılmaması beni ekstra mutlu etti. Yazarlar iletişim üzerinden ilerleyen bir kurgunun ne kadar kıymetli olduğunu tekrar göstermişlerdi. Karakterlere karşı tutumum bölümden bölüme geçerken bile değiştiğine göre çok katmanlı yaratıldıklarını söylemek yanlış olmaz sanırım. Tanis beni çok yordu sadece daha da yoracak gibi duruyor. Caramon ve Sturm ikilisini de ekstra sevdim. Geçmişlerine dair detayları da merak etmedim dersem yalan olur.

Son olarak kurgunun ana merkezinde yatan din arayışı, afet, tanrılar kitaba ve seriye bambaşka bir boyut kattı. Destanın kendi içinde yok olan mitlerini tekrar araması ve bu mitleri yoktan var etmek yerine okura da keşfettirmesi dahice bir fikir!

Yazarın biyografisi

Adı:
Margaret Weis
Tam adı:
Margaret Edith Weis
Unvan:
Amerikalı Fantastik ve Bilimkurgu Yazarı
Doğum:
Missouri, ABD, 16 Mart 1948
Margaret Weis, 16 Mart 1948 tarihinde Independence, Missouri'de dünyaya geldi. 1984 yılında Tracy Hickman'la birlikte yazdığı Ejderha Mızrağı Serisi ile tanınmaktadır.

Weis, 1970 yılında yaratıcı yazarlık bölümünden mezun oldu. Weis ilk olarak küçük bir yayınevinde çalışmaya başladı ve burada editör oldu. 1972-1983 yılları arasında Herald Yayınevi'nde reklam direktörü olarak çalıştı ve ardından Herald Yayınevi'nin alt şirketlerinden biri olan Independence Yayınevi'nin müdürü oldu. 1970li yılların sonu, 1980li yılların başında Weis, çocuklar için birçok kitap yazdı. 1983 yılında Weis TSR Inc'e oyun editörü olmak üzere başvurdu. TSR bu pozisyon için yazarı geri çevirdi, fakat kitap editörü olarak işe aldı.

Overlord (Derebeyi) Projesi' olarak bilinen ve bir roman ve üç modül yazılmasını içeren görevlerinden birinde iş arkadaşı olan Tracy Hickman ile birlikte hikayenin taslağını çıkararak, kitabı yazması için bir yazar tuttular, fakat bu işe yaramadı. İşte tam bu sıralarda Weis'in kendi sözleriyle "Tracy ile kendimizi bu işe o kadar çok vermiştik ki, bu kitabı bizim yazmamız gerektiğini hissettik." Hikayenin yazıya dökülmesinin ardından Overlord Projesi, Ejderha Mızrağı olarak bilinen ve tüm dünyada tanınan bir kitap serisi haline geldi.

Fantastik kurgu yazarı olarak bilinen kariyeri ve ününün aksine, Weis fantastik kitaplar okumadığını belirtmiştir. Güney Wisconsin'de ambardan çevrilen bir evde yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 92 okur beğendi.
  • 3.177 okur okudu.
  • 27 okur okuyor.
  • 1.026 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları