"You see as I am obliged to remain often in bed because of the state of my health, I have made a little garden all around me where I can walk... There are leaves, fruits, a bird."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dedesi tarafından büyütülen öksüz Dilruba'nın önce amcasının evinde üvey yengesiyle mücadelesini; sonra Fatma Aliye Hanım, Halide Edip gibi isimlerle kurdukları Kadınlar Halk Fırkası ile Osmanlı kadınının hakkettiği değeri bulması, eve ve en önemlisi peçeye hapsolmaması için verdiği zorlu savaşı konu ediniyor. Kurtuluş Savaşı sürerken bir yanda sefalet çekenler ve ölenler; diğer yanda umarsızca eğlenen; tiyatrolara, pikniklere giden burjuvalar Dilruba'yı üzdüğü kadar kadar herkesi üzecek cinsten anlatılmış.
Zamanın sosyal, ekonomik, siyasi bunalımları Dilruba'nın benliğini bulma arayışıyla birlikte bizlere aktarılıyor. Kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkını günümüzde anlatıldığı gibi Atatürk tarafından altın tepside sunulmadığını, güçlü ve cesur Osmanlı kadınının bu hakkını söke söke aldığını gözlemleme şansı buluyoruz.
Yazarımız süslü kelimelere ihtiyaç duymuyor; dili ve anlatımı oldukça açık, yalın. Osmanlı döneminden bahsetse de kitapta anlamakta zorlanacağımız Osmanlıca kelimeler pek kullanılmamış. Kitabın sonuna yazarın "birinci kitabın sonu" yazdığı için hala merakla 2.sini beklemekteyim.
Tesadüfen okuduğum bu güzel kitap Dilruba, iz bırakacak cinsten. Kesinlikle tavsiye edilir.