Tanıştığıma memnun oldum bay Atsız.
Puan vermedi·308 syf.·
2026 8. kitabı
Toplam bir gün olmadan biten bu eseri kaleme alan ruhu şad ederek düşüncelerimi yazıya dökmeye başlayayım. Atsız'a dair ne olumlu ne olumsuz bir fikrim yoktu. Eserini öneren kuzenimin tavsiyesine uyacağım bir hali ruhiyete denk gelince bir gün dolmadan akıp gitti. Akıcı eserleri sevmemeye ne hacet? Akademik yazılarla sıkılmış ruhuma iyi geldi. Atsızın türk mitini zamanın karakterlerine işleyişi özgündü. Kağanların isimlerini görünce bir hoş olmadım değil. Hayalperest bir canlı olduğumdan dolayı geçmişe dair kağanlarla daha çok şey olmasını bekledim lakin olmadi(kendi zihnimle o arzumu tatmin ettim, merak etmeyin). Yine de dönemine göre kurgusu, kalemini döktürmesi... Üstad yazdığım yazılara karşı beni daha da hüzünlendirdi. Bir çok cümleyi alıntılamak isteğime direnerek, her haliyle tatlı bir eserdi, her cümlesi bir düşünce münazarasına davetiye çıkarıyordu. Vesselam, okuduğuma ve Atsız beyle tanıştığıma gayet memnun oldum. (40+ lı yaşlardaki erkek bireylerin genç kıza aşık olması meselesini ele almasının yanında bir başka eserde de benzer yaş farkına rağmen bu hislerin olmasını anlamakta zorlandım. Yani neden bu arzuya sahipler bilebilmem çok güç. Bir arkadaşım kız neşesi, yaşlı/olgun erkeklerin ilgisini çekiyor yorumunu kabul edemeyeceğim gibi. Ah kafam çok karışık. Oturun oturduğunuz yerde hanımızı sevin onun için çabalayın abi. Yani hanımına susup kıza saplantılanmakta ne bileyim. Korkak avuntusu gibi geliyor. Bu da Selim pusat'a ve onun temsil ettiği erkek abilerin zihnine dair naçizane düşüncem.)
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 26. kitabı
Ruh adam, Selim Pusat'ın macerasını anlatır. Selim "iyi-zararsız", pusat "silah" demek. Burada bile ince bir nüans var. Selim ordudan ihraç edilen bir yüzbaşıdır. Öğretmen olan eşinin öğrencilerinden birine aşık olur. Bu aşk yüzünden başka bir alemde yargılanmasına kadar uzanan bi olay örgüsüne sahip. Selim Pusat'ın mahkemede yargılanma kısmı gerçekten çok etkileyicidir... Kafamda sahneler canlanmıştı çok güzeldi. Selim Pusat'ın yargılanmasında herkesi tek tek görüp duydum. ruh hallerinin geçişlerini hissettim. Herkes Adalet dilerken annesinin merhamet dilemesi tüylerimi diken diken etmişti. Hele Selim in Güntülü'ye yazdığı 'Geri gelen mektup' şiiri bence Türk edebiyatının en iyi şiirlerinden biridir. Aslında ruh adam Türk edebiyatının en iyi eserlerindendir.
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·308 syf.··
2026 51. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 22:08
Kitaplığımda uzun süredir bekleyen Ruh Adam, Nihal Atsız’ın sosyal medyadan aşina olduğumuz o büyüleyici şiirlerinin çok ötesinde bir derinliğe sahip. Kitaptaki şiirlerin edebi gücüne kayıtsız kalmak zaten imkânsız. Normalde roman okumayı pek tercih etmeyen birini bile mistik atmosferi ve psikolojik derinliğiyle içine çekmeyi başarıyor. Atsız, ana karakter Selim Pusat üzerinden gururun, çelişkilerin ve içsel karanlığın adeta haritasını çıkarmış. Sırf o ruhu teslim alan muazzam şiirleri ve insanın iç dünyasını sarsan tahlilleri için bile kesinlikle okunmaya değer, derin bir edebi tecrübe. Hüseyin Nihâl Atsız Ruh Adam
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma
Bir kitabın atmosferi insanın içine işler mi?
Puan vermedi·308 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 17:53
Ruh Adam bana göre okudukça insanın içine işleyen kitaplardan biri. İlk başta normal bir roman gibi başlıyor ama ilerledikçe insan psikolojisine, yalnızlığa ve ruhsal boşluğa dönüşüyor. Kitabı okurken sürekli hafif bir huzursuzluk hissi vardı bende. Sanki karakterlerin üzerinde görünmeyen bir ağırlık dolaşıyor gibi. Romanın en etkileyici yanı bence atmosferi. Çok soğuk, melankolik ve ağır bir havası var. Karakterler konuşsa bile aralarında görünmeyen duvarlar hissediliyor. Özellikle ana karakter Selim Pusat'ın iç dünyası çok güçlü yazılmış. Dışarıdan güçlü ve kontrollü biri gibi görünmesine rağmen içinde sürekli bastırdığı duygular var. Bu yüzden karakteri okurken bazen kızdım bazen üzüldüm bazen de kendimi onun gibi hissettim. Kitapta aşk teması var ama klasik bir aşk hikâyesi değil. Daha çok insanın bir duyguya kapılıp kendi iç dünyasında kaybolmasını anlatıyor. O yüzden okurken “bu gerçekten aşk mı yoksa başka bir şey mi?” diye düşündürüyor. Zaten romanın psikolojik tarafı çok baskın. Bir diğer sevdiğim taraf ise mistik havasıydı. Bazı bölümlerde gerçeklik bulanıklaşıyor gibi oluyor. Geçmiş, kader, ruh, sezgiler… bunlar çok yoğun hissediliyor. Ama yazar bunu direkt anlatmıyor; daha çok hissettiriyor. O yüzden kitap bittikten sonra bile insan uzun süre düşünmeye devam ediyor. Dili de çok farklı geldi bana. Bazı cümleler gerçekten aforizma gibi. Altını çizmelik çok fazla yer vardı. Özellikle yalnızlık ve insan ruhuyla ilgili düşünceler çok etkileyiciydi. Bence kitabın en güçlü tarafı insanın içindeki karanlık tarafı göstermesi. Çünkü herkesin içinde bastırdığı duygular, korkular veya çelişkiler vardır ya… roman tam olarak o noktaya dokunuyor. Bu yüzden sadece olay odaklı değil, his odaklı bir kitap gibi geldi bana. Atsız bu romanda sadece hikâye anlatmıyor gibi; daha
Duygu ve Düşünce
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Onurlu bir yok oluş...
10/10
·308 syf.··
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 20:45
Nihal Atsız’ın Ruh Adam’ı sıradan bir roman değil, Türk edebiyatında eşine az rastlanan, psikolojik derinliğiyle sembolizmi, mitolojiyi ve doğaüstü ögeleri harmanlayan bir eser. İç içe geçmiş o kadar çok katman var ki, düz bir okumayla kitabın hakkını vermek imkansız. Biraz inceleme yapmaya çalışacağım ama ne kadar başarılı olurum bilmiyorum. İlk olarak Yüzbaşı Burkay ve Selim Pusat bağı üzerinden başlayalım. Atsız, romanın başında Kamlançuka efsanesini anlatarak bize "Bu hikaye bir döngünün hikayesidir" mesajını veriyor. Burkay, rütbeli bir askerken bir kadına duyduğu aşk yüzünden görevini, vatanını ve askeri disiplinini unuttu. Sonunda hem çıldırdı hem de ruhu lanetlendi. Yüzyıllar sonra Selim Pusat da aynı sınavdan geçiyor. Romanda askeri değerler ve dünyevi gerçeklikler mutlak doğrulardır. Aşk ise bu sarsılmaz düzeni bozan, insanı görevinden saptıran ve nihayetinde mahveden bir virüs, doğaüstü bir sapma gibi konumlandırılıyor. Pusat ne zaman ki o gizemli aşka (Güntülü'ye) doğru çekilmeye başlıyor, dünyevi gerçeklikle bağı o an kopuyor. Şeref karakteri ise Selim Pusat’ın şeref, onur ve gurur duygularının bir yansıması ve sembolüydü. Dikkat ederseniz Şeref, Pusat'ın hayatında her şey tepetaklak olduktan sonra, o askeri kimliğini ve onurunu kaybettiği trajik süreçte aniden beliriyor. Pusat, maruz kaldığı haksızlığı ve onursuzlaştırılma çabasını hazmedemedikçe, içindeki o yaralı gurur Şeref karakteri olarak somutlaşıyor adeta. Bu durum, tam bir trajik deliliğin başlangıcı. Çünkü bir insan idealleriyle yaşar; Pusat'ın elinden askerliği ve üniforması yani şerefi alındığında, geriye kalan boşluğu zihni bu şekilde doldurmaya başlıyor. Biraz da kadın karakterlere bakacak olursak: Ayşe, Pusat’ın dünyevi, gerçekçi, toprağa basan ve toplumsal normlara uyan yanını
1000Kitap
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 71. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 07:02
Ruh Adam, Nihal Atsız’ın eserleri arasında okuduğum ilk kitabıdır. Roman yalnızca bir aşk hikâyesi ya da bireysel bunalım anlatısı değildir; aynı zamanda insan ruhunun yalnızlığını, vicdanını, tutkularını ve geçmişle olan bağını sorgulayan felsefi bir eserdir. Atsız bu romanda alışılmış milliyetçi söyleminden daha içe dönük, karanlık ve ruhsal bir dünya kurar. Bu yüzden eser, Türk edebiyatında psikolojik yönü en güçlü romanlardan biri olarak görülür. Romanın merkezinde Selim Pusat karakteri vardır. Selim Pusat dışarıdan güçlü, disiplinli ve sert bir asker gibi görünse de iç dünyasında büyük çatışmalar yaşayan biridir. Hayatındaki boşluk hissi, geçmişe duyduğu özlem ve yasak bir aşkla birlikte giderek büyüyen ruhsal çöküşü romanın temelini oluşturur. Onun yaşadığı bu iç savaş aslında insanın kendi vicdanı ve arzuları arasında sıkışmasının sembolüdür. Eserde aşk, huzur veren bir duygu olmaktan çok insanı tüketen, yıpratan ve yalnızlaştıran bir güç olarak işlenir. Özellikle imkânsızlık ve suçluluk hissi aşkı daha trajik hale getirir. Selim Pusat’ın yaşadığı duygular zamanla gerçeklik ile hayal arasındaki sınırları bulanıklaştırır. Bu nedenle roman ilerledikçe psikolojik gerilim hissi artar ve okuyucu karakterin zihnindeki karanlığın içine çekilir. Romanın en dikkat çekici yönlerinden biri de metafizik ve mistik atmosferidir. Geçmiş yaşam düşüncesi, kader duygusu, ruhsal bağlar ve vicdan kavramı eser boyunca yoğun şekilde hissedilir. Atsız burada yalnızca olay anlatmaz; insan ruhunun zaman karşısındaki yalnızlığını ve değişmeyen acılarını anlatır. Özellikle eski Türk tarihine yapılan göndermeler, Selim Pusat’ın ruhsal durumuyla birleşerek romana destansı ve sembolik bir derinlik kazandırır. Dil açısından bakıldığında eser oldukça etkileyici ve şiirsel bir anlatıma
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201934bin okunma