Figen.

Figen.
@pustak
Etkileri tanımsız olduğu kadar değişken de olan birtakım amaçlar üstünden hayatlarımızı sürdürdüğümüzü; dün bizi büyük bir güçle etkileyen şeyin bugün hayal meyal hissedilebileceğini hatta belki yarın göz ardı edileceğini bilmek bize acı verir. Bu tatsız gerçeği nihayet kabullendiğimizdeyse, iyilik ne zaman karşımıza çıksa onu tiksintiyle reddeder, hükmedemeyeceğimiz bir mutluluğu paylaşmaktan uzak durur ve sık sık geçici bir karamsarlığa kapılırız. Sonunda tecrübe ya da tesadüf bizi bu hatamızdan geri döndürür ve üzerimizde keyifli ama kalıcı bir etki yaratabilecek bir amaç sunar bize. İşte o etkiye mutluluk deriz. Mutluluğun zevk diye anılan duygudan farkı, temelinde erdemin yatıyor olmasıdır ve erdem de aklın ürünü olduğundan, istikrarlı bir etki yaratabilecek kapasiteye sahiptir.
Sayfa 31·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Şu sulardan kendimi bir çekeyim. Ama üstüme yığılıyor, devasa omuzları arasında sallıyorlar beni; dönüyorum, yuvarlanıyorum; bu uzun ışıklar, bu uzun dalgalar, bu sonsuz yollar arasında çekiştiriliyorum; insanlarsa peşimde kovalıyor, kovalıyor.
Sayfa 18·Kitabı okudu
1000Kitap
Yine de yaşam güzeldir, yaşam hoşgörülüdür. Pazartesiyi salı izler, ardından çarşamba gelir. Zihin halkalar oluşturur; kimlik sağlamlaşır; insan geliştikçe acıyı özümseyip sindirir. Giderek artan harıl harıl çalışma ve dayanıklılıkla açılıp kapanarak, kapanıp açılarak gençliğin telaş ve ateşinden hizmet için yararlanılır, ta ki bütün varoluş bir saatin ana yayı gibi içeri dışarı genişlemiş gibi gelene kadar. Ocaktan aralığa adar su ne hızlı akar! Çok iyi tanındığı için artık gölgesi olmayan şeylerin seliyle süpürülüp gideriz. Suyun yüzeyinde gideriz, gideriz...
Sayfa 220·Kitabı okudu
1000Kitap
Bu belirleyici yaşta ders, yalnızca ders değil çevresindeki her şey ilgimi, zimmetine para geçirmiş ve hâlâ görevinin başında olan, yaptıklarının ortaya çıkması korkusuyla titreyen bir dolandırıcının, bir memur olarak hâlâ yerine getirmesi gereken bankadaki süregelen küçük işlere duyduğu ilgi kadar çekiyordu.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Alıntı
İlkokulun birinci sınıfını asla geçemem diye düşünüyordum, ama başardım, hatta dereceye bile girdim; ancak lise giriş sınavını asla kazanamam sandım lakin başardım; ama artık lise birinci sınıfta mutlaka sınıfta kalırım dedim; hayır, sınıfta kalmadım ve sürekli başardıkça başardım. Ancak bunların sonucundan bir güven doğmadı, tersine senin aksi yüzünde bunun adeta kanıtını bulurdum- ne kadar çok başarırsam, işin sonunun o ölçüde kötü biteceğinden kuşkum yoktu. Zihnimde sıklıkla o korkunç öğretmenler kurulunun çevremde toplandığı canlanırdı.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam