8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 79. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 23:26
Kitabı elime aldığımda kendime 2 hafta süre vermiştim, ancak elimden bir türlü bırakamadım, bir türlü kopmak istemedim belki peygamberlerin evlat yetiştirme metotlarını şiar edinmeye ihtiyacım vardı, belki de gerçekten bu tarz kitapları okumayı çok özlemişim. ruhumun içine işleye işleye okudum. okurken evladımı düşündüm, eşimi düşündüm, kendimi düşündüm. hatalarımı, yapmış veya yapacağım hatalarımı düşündüm. Hz. Adem’den Efendimiz ’e kadar adı geçen peygamberlerin hayatlarından evlatlarıyla aile yaşantılarıyla ilgili kesitler sundu kitap. yeri geldi Hz. Adem’in yanında Habil ve Kabil kavgasında, yeri geldi Hz. Meryem’le Sükût orucunda buldum kendimi. Hz. Eyüp'ü okuduğumda hüzünlendim, Efendimiz ’in Hz. Hasan ve Hüseyin ile oynadığı oyunları okuduğumda tebessüm ettim. etkilendiğim yerlere değineyim; öncelikle anne ve babalık evlat sahibi olma ile değil, gebe kalmakla da değil, eş seçimi ile başlıyor diyor kitap. evet hiç bu açıdan bakmamıştım. genlerimizde var olan karakterler nesilden nesille aktarılarak kazanıldı sonuçta. burada habilin soyundan gelenler ve kabilin soyundan gelenlerin akıbetlerinin atalarına benzemesi bu tezi kuvvetlendirmektedir. evladının dürüst, güvenilir bir insan olmasını isteyen, evvela dürüst ve güvenilir bir eş seçmeli. eş seçerken acaba bu adam çocuğuma nasıl bir baba olacak diye hiç düşünmemiştim açıkçası. çok şükür ki kader bu noktada beni sınamadı da dürüst güvenilir, anlayışlı bir eş ve dünyalar tatlısı bir evlada sahibim. Hz. Âdem ve Hz Havva'nın kız çocuklarından birinin isimi iklimya imiş. Çok ilginç geldi isim. Hadis-i şeriflerde çocuk terbiyesinin genellikle babaların üzerine yüklendiği belirtilmiş. yani çocuk terbiyesi evvela babaların vazifesi, genelde annelerin vazifesi olarak görülüyor. Çocuk yanlış bir şey yaptığı zaman
Ebeveynlik
Fıtrat Pedagojisi 2Hatice Kübra Tongar · Hayykitap · 20151,548 okunma
Amin Maalouf'un Semerkant Roman İncelemesi
Puan vermedi·318 syf.·
Merhaba, bugün aylar öncesi okuduğum Amin Maalouf’ un Semerkant eserinin incelemesini yapacağım. Kitabı okumadan önce çoğu kişinin romanı olumlu bir şekilde anlattığını okumuştum fakat keşke okumamış olsaydım. Kitap yorumları çoğu kişinin “çok güzel eser, mükemmel eser, tarih hakkında çok güzel bilgiler veriyor ” gibi yorumlardan oluşuyor. Bunlara kesinlikle inanmamak lazım.! Nedeni ise, kitap yalan yanlış tarih bilgilerinden oluşmakta. Türklüğe, atalarımıza iğrenç itamlarda bulunmakta kitap. İlk bölüm ve ikinci bölümle birlikte Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını aşağılayıcı ve küçük düşürücü itamlarda bulunuyor yazar. Alparslan ve Melikşah'ı tecavüzcü, barbar olarak anlatmakta. Özellikle Melikşah'ı çok kötü bir şekilde aşağıladığını görmekteyiz. Özellikle Alparslan'ın 54.sayfada “Git onlara de ki, bu imparatorluğu nasıl aldıysam, Bağdat’ı nasıl aldıysam, o kızı da alacağım!” cümlesi fazlasıyla saçma. Kitap çoğunlukla bu tarz saçma hadiselerden oluşmakta. Örneğin; 1) 56.sayfada Tuğrul Bey için "kadınları, eşleri, cariyeleri sıraya dizdikçe..." 2) 125.sayfada Melikşah ve Nizam arasında geçen konuşma gibi saçma sapan uydurma olaylar anlatılmaktadır. 3)51.sayfada “Şu Türk’e de bak sen! Daha çadırından yeni çıktı! Düne kadar babası atası kim bilir hangi putun önünde secdeye varıp sancaklarına da hangi domuz suratlarını çiziyorlardı!” İslamiyet öncesinde puta tapmak gibi bir olay olmamış ve domuz İslam öncesi Türklerde uğursuz olarak geçmektedir. Böyle bir söylenti bile olamaz. Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah'ın aynı dönemde anlatılması daha bir komik. Türk düşmanlığı olup,Amerikanın yüceltilmesi falan iğrençti. Kitap sadece Türk tarihini değil İran tarihi ve kültürü hakkında da yanlış bilgiler vermektedir. Dikkatimi en çok çeken ise bu kitabı bu tarz yalan yanlış bilgiler
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·188 syf.··
2022 19. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2022 09:55
Şeriatçılar, tarikatçılar “Allah’la adam kandıran” yobazlar, gericiler Atatürk’ü hiç sevmezler, Ona düşmandırlar. Atatürk, onlar için dinsiz, kâfirdir, Anıtkabir’e  gitmek  “puta tapmak” la aynı  şeydir. Oysaki güneş, ilk ışıklarını dünyanın öbür ucundan göstermeye başladığında Tokyo semalarında “Ezanı Muhammedi” gümbür gümbür yankılanıyorsa, “Allah” adı göklerde çınlıyorsa bu; “dinsiz kâfir (!)” dedikleri Mustafa Kemal’in parası ve İslâmiyet sevgisi ile gerçekleşmiştir. Bizim sahte Müslümanlar da keşke Atatürk’ün zerresi” kadar “mümin” olabilselerdi. Atatürk’ü “kâfir dinsiz (!)”, Anıtkabir’e gitmeyi de “puta tapma (!)” olarak gören “sözde Müslümanlara” büyük Allah elbet hesap soracaktır.     Yüce Allah, her şeyi görendir, duyandır, bilendir, gönülleri okuyandır. Bu saf, ruhu tertemiz milleti  kandırabilirsiniz  ama Allah’ı asla… Kitabın son sözünde yazar kitabı özet mahiyetinde duygulara tercüman olmuş, anlamak istemeyenlere inat bir kez daha Aziz Atatürk'ün eşsiz değerini vurgulamış. Ne kadar karşı tarafta olanlar olsa da Atatürk sevgisi ilelebet olacaktır. Çünkü ona duyulan sevgi içi boş, kuru bir sevgi olmamıştır hiçbir zaman. Bu tür kitapları Atatürk'ü daha iyi tanımak, tanıtmak; hayata bıraktıklarını görmek adına önemsiyorum. Daha fazla okunması, okutturulması dileğiyle...
Gazi Mustafa Kemal'in İslam - Kur'an KültürüSedat Şenermen · Togan Yayınları · 201313 okunma