Onlar da ebeveyn olmayı kendi anne babalarından öğrendiler ve sizler dünyaya geldiğinizde onlara yapılmış ne varsa size aktarıldı. Buna aktarım deniyor, duyguları aktarıyoruz.
Yaşam, duyguları aktarmak üzerine kuruludur. İnsan, etten kemikten oluşan bir varlık ama beynimizin içinde taşıdığı bazı özellikler var. İçine tam giremediğimiz, yüzde yüz temizlenemeyen, bilinçdışı diye tanımladığımız bu alan temas etmekte zorlandığımız travmaları taşır ve sadece bizim çocukluktan itibaren getirdiklerimizi değil, üst nesillerimizin duygularını da toplar. Bunlar bizim beynimize anne baba aracılığıyla geçer. O nedenle çok çocuk sahibi olanlar, daha çok travması olan insanlardır.